Tuesday, January 31, 2006

 

Gotureceksin

31 Jan 2006 12:03:31 -0800 (PST)
From:
"UMIT SEN" Add to Address Book Add Mobile Alert
Subject:
Gotureceksin...
To:
"ahmet tan"
CC:
"fkoru@yenisafak.com"

Sayin Ahmet Tan:

Basbakanimizin mal varligi ve halet-i ruhiyesi ile ilgili bugunki yazinizi okuyunca
kendisinin neden malvarligini aciklamak istemedigini size bildirmek isterim.

Kendisinin bu duruma dusmesinde benimde payim oldugu icin uzuluyorum dogrusu.

Hatirlayacaksiniz bundan bir sene once basbayimiz basbakan maasi ile gecinemedigi icin agliyor, onune gelene sen kac para maas aliyorsun diye soruyordu.

(Bknz. Alman ShanSoyle ben Oynayayim Sansolyesi ile yaptigi vucut dilli sohbet)

Bende memleketimizi elin gavuru onunde kucuk duruma dusurdugu icin kendisine
danismani Fehmi Koru araciligi ile bir oneride bulunmus, ortulu odenek yontemi ile
gecinmesini rica etmistim.

Asagida Fehmi Koru'ya gonderdigim yaziyi tekrar gonderiyorum.

Belliki bu yontemle mal varligi hakli olarak cok artti. Simdi yasalar cercevesinde
ortulu odenek harcamalarini hic kimse aciklayamiyacagi icin..

(hatirlayiniz Tansu Ablam aciklarsam savas cikar diye halki tehdit etmisti)

basbayimiz bol keseden konusuyor. Ilk secimlere kadarda konusacak.

O zamana kadar Kemal abisi ile birlikte mali goturdu goturdu..

Goturemedi, o halde ne isleri var bu beceriksizlerin hukumette yani.

Madem o kadar hak ettin, halkin eliyle Ak'im dedin geldin.

Gotureceksin...

Umit Sen

.
Habertuk'un bu haberinden sonra simdi daha iyi anlasildi Baybayimizin para konusundaki ruhsal durumu.

E tabii, Davos'lar, beyaz saraylar, ucak tepelerinde geziler, AB toplantilari, yalaka isadamlarindan iltifatlar, medyadaki maskeli balo garsonlarinin yag servisleri, bir ilgi bir sevgi, bir anda hapisten cikip saak diye bunlarin arasina atarsaniz
bir adami boyle krizlere girmesi normal..

Simdi anladigim kadari ile Basbayimizde ruhsal bir kriz baslamis. Bu kriz
cevresinde gordugu herkesin kendisinden daha zengin olmasi (almanya sansolyesi, bush vesaire, borclarini oteletmek isteyen bizim fislenecek olan sosyete, vesaire) ve daha onemlisi kendi eliyle getirip adam diye iktidara, meclise tasidigi kisilerin kendisinden daha fazla nemalanmaya baslamasi (mesala findik tuccarlari) nedeni ile had sahfaya ulasmis.

Simdi Basbayimizin soyleyemedigi vede disariya boyle maasim yetmiyor seklinde yansiyan izdirabi su. Herkes simdi benden zengin oldu, ben ise hortumcularla mucadele
edecegim diye millete soz verip buralara geldim. Simdi gordumki yenecek
pasta oyle lezzetli, oyle istah aciciki, din iman sahibide oldugum icin yiyemiyorum, calamiyorum, hortumlayamiyorum, iki arada bir derede kaliyorum

Butun etrafim,benim cevremdeki danisman, yalaka, benim sectirdigim listeme aldigim mebus takimi hepsi benim sayemde menfaatleniyor. Donen paralari gordukce kullanildigim icin sinirimden benden pancar parasi isteyen halkimi azarlamaya basladim.

O nedenle bu maas isi hic istemeden agzimdan benimde anlayamadigim bir sekilde cikiverdi. Psikolojik bir bosalma olsa gerek.

Simdii.. sevgili Basbayimizin siyasete girmeden onceki aylik maasinin $10,000 oldugunu dunyaya ilan edecek gozumun donmesi ise artik bu duruma millet olarak mudahale etmemiz gerektigini gostermektedir.

Bence ilk tedavi yontemi, derhal bizim Tansu'yu arayip, yuzde 10 komisyon kocasi ile bir toplanti yapmasi. Hemen mustesarini cagirip, ortulugu odenege ek, daha gizli vede ortulu mesala turbanla ortulmus bir odenek daha olusturmak. Bu fona fakir fukaraya secim donemi dagitilmak uzere alinacak colaturka, ulker buskivisi, findik, makarna, ve komur gibi zerzavatin alinmasi amaciyla IMF butcesinden buyuk paralarin aktarilmasini saglamak.

Boylece sirketleri uzerinden alacagi yuzde 10 komisyonla hem pasa pasa Davoslarda beyaz saraylarda agirlanirken komisyonlari birikir, hem fakir halkimizin secimlerden once bir defaliginada olsa karni doyar, hemde Allah onunde bir gunah islememis olur.

Bence doktoruna bir danissin, hic prozak falan gibi ilaclarla vakit kaybetmesin. Ondan oncekiler nasil yaptiysa oda aynen oyle yapsin, bu maas isi ile bizimde kafamizi artik bozmasin.

Umit Sen


İŞ BANKASI SEÇMENLERİ CHP MUDİLERİNE KARŞI
BAŞBAKAN TOZU DUMANA KATTI BANKA SAHİBİ PARTİ İLE PARTİ SAHİBİ BANKA TARTIŞMASI PATLADI Sayın Başbakan bu kez haklı.Bir ülkenin Başbakanına “kıvırtma!” denmez, denmemeli. Eğer muhalif bir siyasetçi böyle demiş ise , bu söz manşete çekilmemeli. “ Ben gazeteyim, çekerim!” diyorsanız, o da sizin hakkınız. Ama o durumda Başbakan’nın da size “yataklık yapıyorsunuz!” deme hakkı doğar. Tayyip Erdoğan dün hakkı kullanmıştır. Bu hakkını kullanırken de çoğu kez olduğu gibi tozu dumana katmış, sapla samanı karıştırmıştır. “Dünyada banka sahibi olan tek parti CHP’dir !” diyerek İş Bankası’nın sahibi olarak CHP ‘yi göstermiştir. Bu siyasi rakibin ağzının payını vermek adına bir başbakanın yapabileceği en büyük yanlıştır. Yanlışın da ötesinde müthiş bir gaftır. Ortalama bir yurttaş ortalama bir banka mudisi İş Bankası’nın hisse yapısını statüsünü bilmez. Bilmesi de gerekmez. Ortalama vatandaş ortalama mudi Başbakan’ın sözlerine bakar. Eğer bir Başbakan , ülkenin bir çok televizyonundan yayınlanan ve günlerdir beklenen bir konuşmasında Anamuhalefet Partisinin banka “sahibi” olduğunu ilan ederse o bankayı “siyasete” , o partiyi de “ticarete” bulaştırmış olur. Daha da beteri banka ile mudileri arasına nifak sokmuş olur. AKP’li bir vatandaş, CHP’ye sempati ile bakmayan bir yurttaş niçin götürsün de parasını “CHP’ye ait olan İş Bankası” na yatırsın veya bu banka ile iş yapsın? CHP’ye oy vermemiş olan ama parasını İş Bankası’nda saklayan on binlerce mudi- seçmende Başbakan’nın yarattığı bu kafa karışıklığın derhal düzeltilmesi gerekir. Bunu İş Bankası yönetimi mi yapacaktır, Bankalar Birliği mi , yoksa Rekabet Kurulu mu? Yoksa bir çok kez olduğu gibi Hükümet Sözcüsü mü? İş Bankası neredeyse Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt, temelinde Mustafa Kemal’in onun Başbakanı Celal Bayar’ın harcı olan sağlam bir bankamızdır. Rakip partiye gol atmak adına Başbakan Erdoğan’nın, İş bankası’nı soktuğu yersiz densiz durumu açıklığa kavuşturma gücüne sahiptir. Başbakan dün belgelere metinlere bakarak konuşmuştur. Ama yine de baltasını vurmadığı taş bırakmamıştır... & Ama Türk siyaseti için çok hayati olan “siyasilerin servetinin şeffaflığı” sorusunu yanıtsız bırakmıştır. Sahi Başbakan sahip olduğu serveti neden açıklamak istemiyor? Neden kamuoyuna mal bildiriminde bulunmaktan kaçıyor ? Hem de neden böylesine şiddetle ve hatta hiddetle kaçıyor ? Asıl soru ve sorun budur. Partisinin mal varlığının şeffaf olduğunu, onurla gururla yağlandırarak ballandırarak anlatan Başbakan, aynı açıklıktan neden kendi kişisel servetini yoksun bırakıyor? İstifa ettiği, şimdi hapisten kurtarmak istediği eski partisinin lideri Erbakan Hoca’nın düştüğü hataya düşmekten mi korkuyor? Anımsanacaktır, Erdoğan’nın hocası Erbakan da servetimi açıklamam diye tutturmuştu. Ama sonunda 148 kilo altını olduğu beyan etmişti? Yine böyle karlı ve soğuk bir kış günüydü. Bu satırların yazarı gazetesinde şu soruyu sormuştu: - Erbakan Hoca’nın 148 kilo altını varmış. Kış bastırdı sayın okur, sizin kömürlüğünüzde o kadar odununuz kömürünüz var mı? & Başbakan Erdoğan servetini açıklamak istemiyor. Neden? Çünkü eski lideri Erbakan Hoca’nın düştüğü duruma düşmek istemiyor. Çünkü arkadan “Nereden buldun ?” sorularının geleceğinden korkuyor. Madem bu kadar paran vardı da, neden oğlunu kızını elin elbisecilerinin verdiği bursa muhtaç bırakıyorsun, onların eline bakıyorsun? Daha başka sorular da yağacak . Madem bu kadar paran bu kadar mülkün, bu kadar arsan, bu kadar mevduatın var pekiyi onları ne zaman nerede nasıl kazandı, bu kazançla ilgili yatırdığın vergilerin makbuzları nerede? Ve ardından Tansu Çiller’in düştüğü duruma düşmek tehlikesi... Bu tehlikeden kurtulmanın yolu da var. Partili arkadaşları bunun kapısını da açtılar: Sünnet veya nikah töreni sandığına aile dostlarının bıraktığı nakdi –akdi armağanlar! O da bir ekleme yapabilir: - Kaptan Babam bir gün balığa çıkmış.. Romanya açıklarında içi altın dolu bir küp takılmış. Onu Rize’de bahçeye gömmüş. Vs vs. Sayın Başbakan demek ki bu duruma düşmek istemiyor. Servetini gizlemenin en en emin yol olduğuna karar vermiş. Bunun için yasalardan medet umuyor, tek tek kanun maddeleri sıralıyor. İnsanın “Kasımpaşalılığı da murdar ettin !” diyesi geliyor. Yazık. & Madem mal bildiriminde bulunmak, yasalarda yok. Sormak gerek: Öyleyse partinin servetini neden açıklıyorsun. O da yok. O da zorunlu değil. Bu ülkede siyasete ve siyasetçiye güvenin ilk şartı mal varlığının kamu oyunun bilgisine açık olmasıdır. Bunu Başbakan’ın kendisi iyi biliyor.. Bunun için AKP’nin mal varlığını partinin ağ sitesinde ilan ediyor. Bunu da övünerek anlatıyor. “RTE veremedim , AKP vereyim !” demek istiyor! & Servetini mal varlığını gizleyen , gizlemek zorunda kalan bir siyasetçi hele de Başbakan bu ülkeye muhtaç olduğu en önemli şeyi veremiyor veremeyecek demektir. Başbakan’ nın dünkü hiddetin şiddetinin tek nedeni var: Gizleyecek, saklayacak şeyi olanların kapıldığı halet ve ruhiye !
" target=_blank >ahmettan@haberturk.com
Yazı giriş tarihi - saati : 31.01.2006 - 13:57

Comments: Post a Comment



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?