Tuesday, December 20, 2005
Gavur Izmir
20 Dec 2005 21:36:46 -0800 (PST)
From:
"UMIT SEN" Add to Address Book Add Mobile Alert
Subject:
Gavur Izmir
To:
"fkoru@yenisafak.com"
Izmir'li Kel Fehmi "Gavur"luk konusunda yine inciler dokmus.
Basbayiinin kirdigi saksilarin birini kel kafasina gecirmis, Izmir'in
geri kalmasinin nedenini "Sol'un kalesi" olmasina bagliyor.
Izmir'li olmasak yine herkese yutturdugu gibi saksi icindeki gubreyi
bize de yedirecek.
Saksili Kel Fehmi cok iyi bilirki Izmir "Sol'un kalesi" oldugu icin degil
Burhan Ozfatura gibi Tayyip'in ekonomi danismani gerici bir belediye baskaninin sayesinde bugunlere gelmistir.
Izmir'in gelmis gecmis en buyuk belediye baskani, efsanevi Osman Kibar'in (ki kendisi solun kalesi degil sag'in kalesi idi) yaptigi butun hizmetleri secildigi iki donemde yerle bir eden DYP ve ANAP'a oynamis Refahci Burhan Ozfatura, senelerce duzeltilemeyecek hasarlarla Izmir'in icine edip kaleyi Sol'a teslim etmistir.
Guzelim Izmir'e yuvaladigi Refahli, Faziletli gericiler sayesinde Izmir geriye gitmistir.
O kadar geriye gitmistirki Burhan Ozfatura "Izmir'e artik Kurtleri sokmayacagim" lafini
demek zorunda bile kalmistir.
Peki Izmir'e soktugun sayende palazlanan gerici tarikatcilari nerene sokacaksin?
Tayyip'in ekonomi danismani Burhan Ozfatura'nin katlettigi Izmir'i ne rahmetli Ahmet Pristina nede simdiki belediye baskani kurtaramamistir.
Nasil kurtarsin ki?
İzmir'de "Siz bizim adayimizi seçip beni ve Basbakanimizi memnun edin. Bu memnuniyetin ne anlama geldigini de siz daha iyi bilirsiniz" diyen ..
butun memleketi babalar gibi satan bir maliye bakaninin yardimi, destegi ile mi kurtaracaklardi?
"Baba evi daha rahat olur. Bizi secin Izmir'e yardim edelim" diyen Kel Fehmi'nin limon bakisli oda arkadasi Gul'un destegi ile mi kurtaracaklardi?
Sanki Izmir gavur topragi, sanki oradan hazineye Izmir'li vergisini gondermiyor?
Izmir gavur yada "solun kalesi", Ankara'da da padisah Tayyip ve sadrazam takimi
Izmir'i cezalandiriyor..
Insanda utanma olur yahu.
Umit Sen
İzmir'de ayıp etme sırası bu kez Gül'de
Dışişleri Bakanı, 'Bizim aday kazanırsa en ufak sorun yaşatmayız. Adayımız, beni ve Başbakan'ı istediği saatte evinden arar' dedi.
16.03.2004
onfiltered='window.open("/haber/yorum/yorum.asp?Title=İzmirde ayıp etme sırası bu kez Gülde &YorumPageURL=/haber/Haber.asp?HaberID=179268","HaberYorumYaz","width=480,height=382,resizable=no,scrollbars=no");return
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, geçen hafta İzmir'de "Siz bizim adayımızı seçip beni ve Basbakanimızı memnun edin. Bu memnuniyetin ne anlama geldiğini de siz daha iyi bilirsiniz" diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın sözlerine 'baba evi' örneği ile açıklama getirdi. Ancak Gül, sözü döndürüp dolaştırıp Unakıtan'ın kastettiği yere getirdi, Burhan Özfatura'yı 'hatırlatıp' Ankara ile aynı istikamette düşünen belediye yönetimlerinin daha başarılı olacağını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, önceki gün "Unakıtan böyle demişse çok ayıp etmiş" dedi. 'Baba evi rahat olur' Unakıtan'ın sözlerinin İzmir'de başka parti kazandigi takdirde yatırımlara destek verilmeyecegi yönünde algılanmaması gerektiğini belirten Gül, "Su da var ki; sen kendi partinde mi daha rahat edersin. Örneğin babanın evinde mi daha rahat edersin, yoksa zaman zaman çekistigin insanlarin evinde mi? Kendi partilimiz başkan olduğu takdirde en ufak sorun yaşatmayız, sorunların çözümünde olağanüstü gayret sarfederiz. Adayımız Taha Aksoy, benim evimi de, Başbakan'ın evini de gece kaç olursa olsun telefonla arar, atlar Ankara'ya gelir, istediği zaman bizimle görüşür.İzmir'i kazanacağız. Çünkü İzmir'in önünde tarihi bir fırsat var." Gül, Kemeraltı Çarşısı'nda esnafa ve alışveriş yapan halka seslenirken ise Unakıtan gibi konuştu: "Uyum ve sinerji ile köklü sorunlar daha kolay çözülür. İzmirliler neye karar verirse onu başımızın üzerinde saygıyla karşılarız. Ancak Ankara ile aynı istikamette düşünen belediye yönetimleri daha başarılı olur. İzmir'e büyük hizmetler veren Burhan Özfatura'ya dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın verdiği desteği hatırlayın."Gül, tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndaki gezisi sırasında bir protesto ile karşılaştı. Sendikacı olduğunu söyleyen bir kişi elinde bir afişle, "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek" diye slogan atmaya başladı. Polis protestocuyu gözaltına aldı. Erdoğan ise, Kanal D'deki Teke Tek programında Unakıtan'ın, "Bizi seçerseniz para musluklarını açarız" sözlerinin hatırlatılması üzerine şöyle dedi: "Böyle demişse çok yanlış yapmış, ayıp etmiş, Öyle bir ifade kullanamaz. Yanlış bir şey, öyle bir şey olamaz." (Radikal)
Fehmi KORU f.koru@yenisafak.com.tr
Bir sevdadır İzmir
Başbakan Tayyip Erdoğan, Ak Parti İzmir İl Teşkilâtı mensupları önünde yaptığı konuşmada, "İzmir için bazı yakıştırmalar yapılır; inşallah bu yakıştırmaları önümüzdeki seçimde silip atacağız" demiş... Gazeteler, "Başbakan bu sözleriyle 'gâvur İzmir' deyimini ima etti" diye yazıyor. Yine gazetelere göre, İzmir halkı da, "Kentimize 'gâvur İzmir' dedi" diye Tayyip Erdoğan'a kızıyormuş...
O cümleden 'gâvur İzmir' denmek istendiğini çıkarmak için, insanın, ancak Freud'un çözümleyebileceği türden 'din' eksenli vahim saplantıları olması gerekir. Ancak, bir an için Başbakan Erdoğan'ın o cümleyle 'gâvur İzmir' imasında bulunduğunu kabul edelim; bir İzmirli olarak, bunda alınganlık göstermem gereken herhangi bir yön görmüyorum...
İzmir'e 'gâvur İzmir' denmesinin birden fazla sebebi var. İslâm-öncesi pek çok uygarlığa beşiklik etmiş bir kent İzmir. Anadolu'nun en Batı ucu olduğu ve limanı da bulunduğu için gayrımüslim unsurların tercih ettiği bir kent olmuş hep. Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı'ya açılan kapısıydı yüzyıllar boyu... Mübadeleler ve toplu göçler öncesi kent nüfusunda Müslüman olmayanlar bayağı bir yekün tutuyordu... Bütün bu özellikleri İzmir'i Türkiye'nin en 'kozmopolit' kentlerinden biri yapıyor... Türk zekâsının kente 'gâvur' sıfatını yakıştırması da bu yüzden...
İzmir'den 'gâvur İzmir' diye söz edildiğinde rahatsızlık duyan tek bir İzmirli ile karşılaşmadım hayatımda... Kendim de duymam. Tersine, o sıfatın vurgulamaya çalıştığı kent kimliğinden gizliden gizliye gurur da duyar İzmirli Müslüman... Ben de duyarım.
Hemşehrilerimden o sözlere tepki koyma zahmetine katlanacak gayretliler varsa, önce diğer İzmirlilere dönerek, "Osmanlı döneminde bile ülkenin en parlak ve en zengin kentlerinden olan İzmir'i neden bu hale getirdik?" sorusunu yöneltmelerini tavsiye ederim. Esas üzerinde tartışılması gereken soru ise şu: "Neden son 40-50 yıl içerisinde İzmir sürekli geriledi?"
İstatistiklere bakmaya, ekonomik verileri gözden geçirmeye gerek yok; İzmir sürekli bir gerileme içerisinde. İzmir'in imkânlarının hiçbirine sahip olmayan küçük Anadolu kentleri bile son 20 yılda büyük atılımlar gerçekleştirebildi. İzmir ise ekonomik zenginlik bakımından muazzam bir düşüş yaşıyor. Bu durum da şiirlerde ve şarkılarda en çarpıcı sıfatlarla övülen güzelim İzmir'e o güzelliğini kaybettiriyor.
Sanayi ve ticaret öyle de, sanat, edebiyat ve fikir hayatı farklı mı? Bir zamanlar her yeni fikir hareketinin, siyasî akımın kıvılcımı ilk İzmir'de çakılırmış; şimdi ülkeyi sarsan tartışmaların içerisinde gıkı çıkmıyor İzmir'in... Fuar da eski işlevini artık yerine getirmiyor...
Geriye gidişe konulan en kolay teşhis, İzmir halkının yerel seçimlerde oyunu zaman zaman Türkiye'deki genel eğilime ters kullanması oluyor. Şimdi iktidarda Ak Parti var, ama belediye CHP'li... "Özal da sevmemişti" deniyor... Ancak bu kolay teşhisler fotoğrafın bütününü göstermiyor. İzmirliler kentlerine sahip çıkma noktasında yeterince aktif değiller, varolan potansiyellerini kullanamıyorlar. 'İzmirli olmak' İzmir dışında da bir anlam taşısa bile İzmir'in kendisi o anlamdan hemen hiç yararlanamadı. Bugün İzmir'de ülkenin dört bir köşesinden gelip yerleşmiş olanların kökenlerini yansıtan dayanışma dernekleri var, Türkiye'nin dört bir köşesine yayılmış İzmirlilerin dayanışması söz konusu değil...
İzmir'in CHP'li belediye başkanı Aziz Kocaoğlu'nun İzmir dışındaki İzmirlileri kent için devreye sokma çabalarını bu açıdan yürekten destekliyorum.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın o cümlesinden 'gâvur İzmir' iması çıkarıp ortalığı kızıştırmak yerine, iktidarın nihayet İzmir ile ilgilenmesinden son yıllarda sürekli gerileyen kentimiz için destek devşirmeye çalışmak daha akıllıca olmaz mı?
From:
"UMIT SEN"
Subject:
Gavur Izmir
To:
"fkoru@yenisafak.com"
Izmir'li Kel Fehmi "Gavur"luk konusunda yine inciler dokmus.
Basbayiinin kirdigi saksilarin birini kel kafasina gecirmis, Izmir'in
geri kalmasinin nedenini "Sol'un kalesi" olmasina bagliyor.
Izmir'li olmasak yine herkese yutturdugu gibi saksi icindeki gubreyi
bize de yedirecek.
Saksili Kel Fehmi cok iyi bilirki Izmir "Sol'un kalesi" oldugu icin degil
Burhan Ozfatura gibi Tayyip'in ekonomi danismani gerici bir belediye baskaninin sayesinde bugunlere gelmistir.
Izmir'in gelmis gecmis en buyuk belediye baskani, efsanevi Osman Kibar'in (ki kendisi solun kalesi degil sag'in kalesi idi) yaptigi butun hizmetleri secildigi iki donemde yerle bir eden DYP ve ANAP'a oynamis Refahci Burhan Ozfatura, senelerce duzeltilemeyecek hasarlarla Izmir'in icine edip kaleyi Sol'a teslim etmistir.
Guzelim Izmir'e yuvaladigi Refahli, Faziletli gericiler sayesinde Izmir geriye gitmistir.
O kadar geriye gitmistirki Burhan Ozfatura "Izmir'e artik Kurtleri sokmayacagim" lafini
demek zorunda bile kalmistir.
Peki Izmir'e soktugun sayende palazlanan gerici tarikatcilari nerene sokacaksin?
Tayyip'in ekonomi danismani Burhan Ozfatura'nin katlettigi Izmir'i ne rahmetli Ahmet Pristina nede simdiki belediye baskani kurtaramamistir.
Nasil kurtarsin ki?
İzmir'de "Siz bizim adayimizi seçip beni ve Basbakanimizi memnun edin. Bu memnuniyetin ne anlama geldigini de siz daha iyi bilirsiniz" diyen ..
butun memleketi babalar gibi satan bir maliye bakaninin yardimi, destegi ile mi kurtaracaklardi?
"Baba evi daha rahat olur. Bizi secin Izmir'e yardim edelim" diyen Kel Fehmi'nin limon bakisli oda arkadasi Gul'un destegi ile mi kurtaracaklardi?
Sanki Izmir gavur topragi, sanki oradan hazineye Izmir'li vergisini gondermiyor?
Izmir gavur yada "solun kalesi", Ankara'da da padisah Tayyip ve sadrazam takimi
Izmir'i cezalandiriyor..
Insanda utanma olur yahu.
Umit Sen
İzmir'de ayıp etme sırası bu kez Gül'de
Dışişleri Bakanı, 'Bizim aday kazanırsa en ufak sorun yaşatmayız. Adayımız, beni ve Başbakan'ı istediği saatte evinden arar' dedi.
16.03.2004
onfiltered='window.open("/haber/yorum/yorum.asp?Title=İzmirde ayıp etme sırası bu kez Gülde &YorumPageURL=/haber/Haber.asp?HaberID=179268","HaberYorumYaz","width=480,height=382,resizable=no,scrollbars=no");return
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, geçen hafta İzmir'de "Siz bizim adayımızı seçip beni ve Basbakanimızı memnun edin. Bu memnuniyetin ne anlama geldiğini de siz daha iyi bilirsiniz" diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın sözlerine 'baba evi' örneği ile açıklama getirdi. Ancak Gül, sözü döndürüp dolaştırıp Unakıtan'ın kastettiği yere getirdi, Burhan Özfatura'yı 'hatırlatıp' Ankara ile aynı istikamette düşünen belediye yönetimlerinin daha başarılı olacağını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, önceki gün "Unakıtan böyle demişse çok ayıp etmiş" dedi. 'Baba evi rahat olur' Unakıtan'ın sözlerinin İzmir'de başka parti kazandigi takdirde yatırımlara destek verilmeyecegi yönünde algılanmaması gerektiğini belirten Gül, "Su da var ki; sen kendi partinde mi daha rahat edersin. Örneğin babanın evinde mi daha rahat edersin, yoksa zaman zaman çekistigin insanlarin evinde mi? Kendi partilimiz başkan olduğu takdirde en ufak sorun yaşatmayız, sorunların çözümünde olağanüstü gayret sarfederiz. Adayımız Taha Aksoy, benim evimi de, Başbakan'ın evini de gece kaç olursa olsun telefonla arar, atlar Ankara'ya gelir, istediği zaman bizimle görüşür.İzmir'i kazanacağız. Çünkü İzmir'in önünde tarihi bir fırsat var." Gül, Kemeraltı Çarşısı'nda esnafa ve alışveriş yapan halka seslenirken ise Unakıtan gibi konuştu: "Uyum ve sinerji ile köklü sorunlar daha kolay çözülür. İzmirliler neye karar verirse onu başımızın üzerinde saygıyla karşılarız. Ancak Ankara ile aynı istikamette düşünen belediye yönetimleri daha başarılı olur. İzmir'e büyük hizmetler veren Burhan Özfatura'ya dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın verdiği desteği hatırlayın."Gül, tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndaki gezisi sırasında bir protesto ile karşılaştı. Sendikacı olduğunu söyleyen bir kişi elinde bir afişle, "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek" diye slogan atmaya başladı. Polis protestocuyu gözaltına aldı. Erdoğan ise, Kanal D'deki Teke Tek programında Unakıtan'ın, "Bizi seçerseniz para musluklarını açarız" sözlerinin hatırlatılması üzerine şöyle dedi: "Böyle demişse çok yanlış yapmış, ayıp etmiş, Öyle bir ifade kullanamaz. Yanlış bir şey, öyle bir şey olamaz." (Radikal)
Fehmi KORU f.koru@yenisafak.com.tr
Bir sevdadır İzmir
Başbakan Tayyip Erdoğan, Ak Parti İzmir İl Teşkilâtı mensupları önünde yaptığı konuşmada, "İzmir için bazı yakıştırmalar yapılır; inşallah bu yakıştırmaları önümüzdeki seçimde silip atacağız" demiş... Gazeteler, "Başbakan bu sözleriyle 'gâvur İzmir' deyimini ima etti" diye yazıyor. Yine gazetelere göre, İzmir halkı da, "Kentimize 'gâvur İzmir' dedi" diye Tayyip Erdoğan'a kızıyormuş...
O cümleden 'gâvur İzmir' denmek istendiğini çıkarmak için, insanın, ancak Freud'un çözümleyebileceği türden 'din' eksenli vahim saplantıları olması gerekir. Ancak, bir an için Başbakan Erdoğan'ın o cümleyle 'gâvur İzmir' imasında bulunduğunu kabul edelim; bir İzmirli olarak, bunda alınganlık göstermem gereken herhangi bir yön görmüyorum...
İzmir'e 'gâvur İzmir' denmesinin birden fazla sebebi var. İslâm-öncesi pek çok uygarlığa beşiklik etmiş bir kent İzmir. Anadolu'nun en Batı ucu olduğu ve limanı da bulunduğu için gayrımüslim unsurların tercih ettiği bir kent olmuş hep. Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı'ya açılan kapısıydı yüzyıllar boyu... Mübadeleler ve toplu göçler öncesi kent nüfusunda Müslüman olmayanlar bayağı bir yekün tutuyordu... Bütün bu özellikleri İzmir'i Türkiye'nin en 'kozmopolit' kentlerinden biri yapıyor... Türk zekâsının kente 'gâvur' sıfatını yakıştırması da bu yüzden...
İzmir'den 'gâvur İzmir' diye söz edildiğinde rahatsızlık duyan tek bir İzmirli ile karşılaşmadım hayatımda... Kendim de duymam. Tersine, o sıfatın vurgulamaya çalıştığı kent kimliğinden gizliden gizliye gurur da duyar İzmirli Müslüman... Ben de duyarım.
Hemşehrilerimden o sözlere tepki koyma zahmetine katlanacak gayretliler varsa, önce diğer İzmirlilere dönerek, "Osmanlı döneminde bile ülkenin en parlak ve en zengin kentlerinden olan İzmir'i neden bu hale getirdik?" sorusunu yöneltmelerini tavsiye ederim. Esas üzerinde tartışılması gereken soru ise şu: "Neden son 40-50 yıl içerisinde İzmir sürekli geriledi?"
İstatistiklere bakmaya, ekonomik verileri gözden geçirmeye gerek yok; İzmir sürekli bir gerileme içerisinde. İzmir'in imkânlarının hiçbirine sahip olmayan küçük Anadolu kentleri bile son 20 yılda büyük atılımlar gerçekleştirebildi. İzmir ise ekonomik zenginlik bakımından muazzam bir düşüş yaşıyor. Bu durum da şiirlerde ve şarkılarda en çarpıcı sıfatlarla övülen güzelim İzmir'e o güzelliğini kaybettiriyor.
Sanayi ve ticaret öyle de, sanat, edebiyat ve fikir hayatı farklı mı? Bir zamanlar her yeni fikir hareketinin, siyasî akımın kıvılcımı ilk İzmir'de çakılırmış; şimdi ülkeyi sarsan tartışmaların içerisinde gıkı çıkmıyor İzmir'in... Fuar da eski işlevini artık yerine getirmiyor...
Geriye gidişe konulan en kolay teşhis, İzmir halkının yerel seçimlerde oyunu zaman zaman Türkiye'deki genel eğilime ters kullanması oluyor. Şimdi iktidarda Ak Parti var, ama belediye CHP'li... "Özal da sevmemişti" deniyor... Ancak bu kolay teşhisler fotoğrafın bütününü göstermiyor. İzmirliler kentlerine sahip çıkma noktasında yeterince aktif değiller, varolan potansiyellerini kullanamıyorlar. 'İzmirli olmak' İzmir dışında da bir anlam taşısa bile İzmir'in kendisi o anlamdan hemen hiç yararlanamadı. Bugün İzmir'de ülkenin dört bir köşesinden gelip yerleşmiş olanların kökenlerini yansıtan dayanışma dernekleri var, Türkiye'nin dört bir köşesine yayılmış İzmirlilerin dayanışması söz konusu değil...
İzmir'in CHP'li belediye başkanı Aziz Kocaoğlu'nun İzmir dışındaki İzmirlileri kent için devreye sokma çabalarını bu açıdan yürekten destekliyorum.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın o cümlesinden 'gâvur İzmir' iması çıkarıp ortalığı kızıştırmak yerine, iktidarın nihayet İzmir ile ilgilenmesinden son yıllarda sürekli gerileyen kentimiz için destek devşirmeye çalışmak daha akıllıca olmaz mı?