Saturday, October 29, 2005
Ozgurlukcu Dick Fehmi
Sayin Emin Colasan:
"Ozgurlukcu" ajan Fehmi Koru neden Fatih Altayli'yi mahkemeye vermiyorda sizi veriyor
anlamiyorum.
Demekki Fetullah'a Fatih Altayli'dan daha cok bindiriyorsunuz.
O yine kapagi Fetullah'la iliskisi olan Turgay Ciner'in yanina atti, saatide kapti.
Graham Fuller'in talebesi, ozgurlukcu Dick Fehmicigim:
Bak burada Fatih Altayli'nin 15 Haziran tarihinde yazdigi yaziyi bir daha yayinliyorum.
Su mubarek Cumhuriyet Bayraminda, cook dalga gectigin "Cumhuriyet" in savcilarina bir ihbar daha ediverde onuda Van Rektoru gibi iceri tiksinlar.
Ha aklima gelmisken sorayim Fehmi abi..
Acaba neden Richard Perle gibi azili Neoconlara ve onun uzantisi CIA ajani Amerikali gazetecilere bindirmeyi cok seviyorsunda Graham Fuller'den bir tek kelime etmiyorsun?
Graham'in sakali oldugu icin mi?
Yoksa namaz arkadasin oldugu icin mi?
Gozlerinden oper Fatih'in yazisini arsivinde saklaman icin bir daha gonderirkene..
Sana iyi "cover up" lar dilerim.
Nezih-Tevfik Umit Sen
“Takkeli, yabancı bir gizli servisin adamıdır!
Emin Çölaşan, ‘Takkeli Liboş’ namıyla maruf yazarın, bir dönem MİT için ajanlık yaptığını, Suriye'de rejim muhalifleriyle işbirliği içinde devlete hizmet ettiğini yazdı.
Çölaşan'a göre, Takkeli Liboş bu şekilde Türkiye'ye de hizmet etmişti. Sevgili Çölaşan işte bu noktada yanıldı. Takkeli Liboş Suriye'de ajanlık yaparken, Türkiye'ye hizmet etmedi.
Tam aksine, Takkeli Liboş'un o dönemde Suriye'de yaptığı çalışmalar, Türkiye-Suriye ilişkilerinin bozulmasında başrol oynadı.
Takkeli Liboş o sırada Suriye'de, Türkiye için değil, yabancı bir ülkenin gizli servisi adına hizmet örüyordu. Moskova ile yakınlaşan Suriye'de rejim muhalifleriyle işbirliği yapıyor, ülkede iç karışıklığa hizmet ediyordu.
Takkeli Liboş'un bu çalışmaları, Suriye-Türkiye ilişkilerinin bozulmasında da rol oynadı. Takkeli'nin faaliyetleri, Suriye-PKK yakınlaşmasında etkili oldu.
Çünkü Takkeli Liboş'un işverenleri, Suriye ile Türkiye'nin hasım olmasından medet umuyor, Ortadoğu politikalarını buna göre planlıyorlardı.
Takkeli, Suriye'deki görevinden sonra Türkiye'de yine aynı ülke adına ajanlık faaliyetlerini sürdürdü. Bağlı olduğu gizli servis adına tarikat örgütlenmelerinde yer aldı.
Güçlü tarikatların örgütlenmelerine hizmet etti, oluşturulan yapıları bağlı olduğu gizli servise aktardı ve bu yapıyı o ülkenin istekleri doğrultusunda oluşması için faaliyet gösterdi.
Bu örgütlenmenin, bağlı olduğu ülkenin çıkar alanları içinde yaygın hale getirilmesinde aktif rol aldı. Daha sonra bu örgütlenme deşifre oldu. Örgütlenmenin başı ABD'ye kaçmak zorunda kaldı.
Takkeli de, sudan sebeplerle yapıyı terk etti ve işvereni olan gizli servisin istekleri doğrultusunda, başka bir gruba kaydı. O grubun Türkiye'nin yükselen değeri olması planlanıyordu. Takkeli şimdi orada.
Ve işvereni olan gizli örgüte hizmet vermeyi sürdürüyor.
Onun ne milliyeti, ne dini, ne imanı vardır. O sadece bağlı olduğu gizli servise hizmet eder.
Nerede daha çok işe yarayacaksa orada.”
Fatih Altayli-Hurriyet
21 Ekim 2005
Emin ÇÖLAÞAN ecolasan@hurriyet.com.tr Özgürlükçü!!!TÜRKÝYE’de kendilerini ‘özgürlükçü-liberal’ olarak tanýtan birileri türedi. Bu konuya yazýlarýmda sýk sýk deðindim, gerçek yüzlerini sergiledim. Aslýnda bunlarýn amacý baþkalarý için deðil, sadece kendileri için her türlü özgürlüðü saðlamak.Onlar konuþacak, onlar yazacak, onlar söyleyecek ama karþýt görüþte olanlar her yola baþvurularak susturulacak! Hatta alay edilecek, onlara ‘dinozor, çaðdýþý, AB düþmaný, marjinal’ gibi komik sýfatlar takýlacak. Adýna ‘fikir ve ifade özgürlüðü’ denilen kavram baþkalarý için olmayacak. Onlarýn hapis yatmalarý için bile, gerekirse her yola baþvurulacak.* * *Geçen yýl aralýk ayýnda, Taha Kývanç takma adýyla Ýslamcý bir gazetede yazýlar döktüren biriyle kapýþmýþtýk. O bana yazmýþtý, ben ona yazmýþtým. Burada her yýl 23 Aralýk günü standart bir Kubilay yazýsý yazarým. Bu yýl da yazacaðým. Çünkü bu olay Cumhuriyet tarihimizin bir kara lekesidir. 1930 yýlýnda Menemen’i basan yobazlar, kendilerini önlemeye çalýþan yedeksubay Kubilay’ý boðazýný testere ile keserek þehit etmiþ ve kanýný içmiþtir. Yobazlar daha sonra yargýlanýp idam edilmiþtir. Taha Kývanç takma isminin ardýna gizlenen Fehmi Koru isimli ‘özgürlükçü’ þahýs bana bu Kubilay yazýlarým nedeniyle saldýrmýþ, beni ‘kendi yazýlarýmdan hýrsýzlýk (!)’ yapmakla suçlamýþ ve ben de kendisine gerekli yanýtlarý vermiþtim. Ýþin bundan sonrasý çok ilginç. * * *Þahýs, yazýlarým nedeniyle beni Ankara Cumhuriyet Savcýlýðý’na þikayet ediyor. Hakkýmda ceza davasý açýlmasýný istiyor. Savcýlýk dava açacak, mahkeme beni yargýlayacak ve suçlu gördüðü takdirde HAPÝS cezasý alacaðým. Ýçeri gireceðim. Bir meslektaþý cezaevine girince de, bizimki herhalde mutlu olacak! Ankara Cumhuriyet Savcýlýðý, hakkýmda verilen þikayet dilekçesini inceliyor, ifademi bile almaya gerek görmeden takipsizlik kararý veriyor. Yani yazýlarýmda suç olmadýðý gerekçesiyle, dava açýlmasýný reddediyor. Ancak karþý taraf kararlý! Ýlle de yargýlanýp hapis cezasý almamý istiyor. Bu durumda Ankara’ya en yakýn yer olan Sincan Aðýr Ceza Mahkemesi’ne itiraz ediyor. Sincan Cumhuriyet Savcýsý þikayet dilekçesini inceliyor ve takipsizlik kararýnýn onanmasýna karar veriyor. Ancak yasa uyarýnca son kararý Sincan Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný verecek. Baþkan kararýný veriyor:‘Gereði düþünüldü: Yazýdaki benzetmelerin aðýr eleþtiri olup olmadýðýnýn mahkemesince deðerlendirilmesi... Emin Çölaþan hakkýnda kamu davasý açýlmasý.’ Bu aþamadan sonra savcýlýðýn yapacaðý bir þey yok. Hakkýmda ceza davasý açýldý. Duruþma önümüzdeki günlerde yapýlacak. * * *‘Özgürlükçü-liberal-Ýslamcý!’, fikir ve ifade özgürlüðünün herkes için geçerli olduðunu savunan AB yandaþý bir gazeteci, baþka bir gazetecinin hapis cezasý almasý için elinden geleni ardýna koymuyor. Her yolu zorluyor. Hem de meslektaþýna karþý yazýlarýnda aðýr suçlamalarda bulunmuþ, tartýþmayý kendisi baþlatmýþ! Ýki gazeteci arasýnda tartýþma çýkabilir. Yazýlar sert olabilir. Bu durumda karþý taraf hakkýnda tazminat davasý da açarsýnýz. Bu meslekte hemen hepimiz için çok davalar açýlmýþtýr. Ben de açmýþýmdýr. Ama meslektaþýnýn hapis cezasý almasýný istemek, bu amaçla þikayet dilekçeleri vermek ayýptýr. Yakýþýksýz bir iþtir. Savunduðu AB ölçütleriyle çeliþen bir olaydýr. Ýþin ilginç yaný, bu þahýs yazýlarýný sahte isimle yazýyor, davalarýný gerçek ismiyle açýyor! Siz kendisi hakkýnda dava açmak isteseniz, öyle biri ortada yok!Taha Kývanç diye biri yok ki, kimi dava edeceksiniz! Olmayan, hayali bir kimse hakkýnda (zaten ayýp olur da) hangi suç duyurusunda bulunacaksýnýz! Uyanýklýðýn böylesine þapka çýkarmak gerekiyor!Bunlar hem olduklarý gibi görünmüyor, hem de göründükleri gibi olmuyorlar. Bir yanda AB’cilik oynuyor, öte yanda tam tersini yapýyorlar. Kandýrmayý baþardýklarý kiþiler ise yanlarýna kár kalýyor.Bildiðim kadarýyla böylesi Türk basýnýnda ilk kez oluyor. Ýlk kez bir gazeteci, meslektaþýnýn hapis cezasý almasý için yoðun çaba harcýyor! Bir meslekdaþýnýn hapis cezasý almasý için uðraþ veren, sahte ismi Taha Kývanç, gerçek ismi Fehmi Koru olan bu gazeteciye ‘Aman dikkat et, ýsrarla savunduðun AB senin bu yaptýðýný duymasýn’ diyorum. ‘Özgürlükçü-liberal’ yollarýnda kendisine daha nice baþarýlar diliyorum!
"Ozgurlukcu" ajan Fehmi Koru neden Fatih Altayli'yi mahkemeye vermiyorda sizi veriyor
anlamiyorum.
Demekki Fetullah'a Fatih Altayli'dan daha cok bindiriyorsunuz.
O yine kapagi Fetullah'la iliskisi olan Turgay Ciner'in yanina atti, saatide kapti.
Graham Fuller'in talebesi, ozgurlukcu Dick Fehmicigim:
Bak burada Fatih Altayli'nin 15 Haziran tarihinde yazdigi yaziyi bir daha yayinliyorum.
Su mubarek Cumhuriyet Bayraminda, cook dalga gectigin "Cumhuriyet" in savcilarina bir ihbar daha ediverde onuda Van Rektoru gibi iceri tiksinlar.
Ha aklima gelmisken sorayim Fehmi abi..
Acaba neden Richard Perle gibi azili Neoconlara ve onun uzantisi CIA ajani Amerikali gazetecilere bindirmeyi cok seviyorsunda Graham Fuller'den bir tek kelime etmiyorsun?
Graham'in sakali oldugu icin mi?
Yoksa namaz arkadasin oldugu icin mi?
Gozlerinden oper Fatih'in yazisini arsivinde saklaman icin bir daha gonderirkene..
Sana iyi "cover up" lar dilerim.
Nezih-Tevfik Umit Sen
“Takkeli, yabancı bir gizli servisin adamıdır!
Emin Çölaşan, ‘Takkeli Liboş’ namıyla maruf yazarın, bir dönem MİT için ajanlık yaptığını, Suriye'de rejim muhalifleriyle işbirliği içinde devlete hizmet ettiğini yazdı.
Çölaşan'a göre, Takkeli Liboş bu şekilde Türkiye'ye de hizmet etmişti. Sevgili Çölaşan işte bu noktada yanıldı. Takkeli Liboş Suriye'de ajanlık yaparken, Türkiye'ye hizmet etmedi.
Tam aksine, Takkeli Liboş'un o dönemde Suriye'de yaptığı çalışmalar, Türkiye-Suriye ilişkilerinin bozulmasında başrol oynadı.
Takkeli Liboş o sırada Suriye'de, Türkiye için değil, yabancı bir ülkenin gizli servisi adına hizmet örüyordu. Moskova ile yakınlaşan Suriye'de rejim muhalifleriyle işbirliği yapıyor, ülkede iç karışıklığa hizmet ediyordu.
Takkeli Liboş'un bu çalışmaları, Suriye-Türkiye ilişkilerinin bozulmasında da rol oynadı. Takkeli'nin faaliyetleri, Suriye-PKK yakınlaşmasında etkili oldu.
Çünkü Takkeli Liboş'un işverenleri, Suriye ile Türkiye'nin hasım olmasından medet umuyor, Ortadoğu politikalarını buna göre planlıyorlardı.
Takkeli, Suriye'deki görevinden sonra Türkiye'de yine aynı ülke adına ajanlık faaliyetlerini sürdürdü. Bağlı olduğu gizli servis adına tarikat örgütlenmelerinde yer aldı.
Güçlü tarikatların örgütlenmelerine hizmet etti, oluşturulan yapıları bağlı olduğu gizli servise aktardı ve bu yapıyı o ülkenin istekleri doğrultusunda oluşması için faaliyet gösterdi.
Bu örgütlenmenin, bağlı olduğu ülkenin çıkar alanları içinde yaygın hale getirilmesinde aktif rol aldı. Daha sonra bu örgütlenme deşifre oldu. Örgütlenmenin başı ABD'ye kaçmak zorunda kaldı.
Takkeli de, sudan sebeplerle yapıyı terk etti ve işvereni olan gizli servisin istekleri doğrultusunda, başka bir gruba kaydı. O grubun Türkiye'nin yükselen değeri olması planlanıyordu. Takkeli şimdi orada.
Ve işvereni olan gizli örgüte hizmet vermeyi sürdürüyor.
Onun ne milliyeti, ne dini, ne imanı vardır. O sadece bağlı olduğu gizli servise hizmet eder.
Nerede daha çok işe yarayacaksa orada.”
Fatih Altayli-Hurriyet
21 Ekim 2005
Emin ÇÖLAÞAN ecolasan@hurriyet.com.tr Özgürlükçü!!!TÜRKÝYE’de kendilerini ‘özgürlükçü-liberal’ olarak tanýtan birileri türedi. Bu konuya yazýlarýmda sýk sýk deðindim, gerçek yüzlerini sergiledim. Aslýnda bunlarýn amacý baþkalarý için deðil, sadece kendileri için her türlü özgürlüðü saðlamak.Onlar konuþacak, onlar yazacak, onlar söyleyecek ama karþýt görüþte olanlar her yola baþvurularak susturulacak! Hatta alay edilecek, onlara ‘dinozor, çaðdýþý, AB düþmaný, marjinal’ gibi komik sýfatlar takýlacak. Adýna ‘fikir ve ifade özgürlüðü’ denilen kavram baþkalarý için olmayacak. Onlarýn hapis yatmalarý için bile, gerekirse her yola baþvurulacak.* * *Geçen yýl aralýk ayýnda, Taha Kývanç takma adýyla Ýslamcý bir gazetede yazýlar döktüren biriyle kapýþmýþtýk. O bana yazmýþtý, ben ona yazmýþtým. Burada her yýl 23 Aralýk günü standart bir Kubilay yazýsý yazarým. Bu yýl da yazacaðým. Çünkü bu olay Cumhuriyet tarihimizin bir kara lekesidir. 1930 yýlýnda Menemen’i basan yobazlar, kendilerini önlemeye çalýþan yedeksubay Kubilay’ý boðazýný testere ile keserek þehit etmiþ ve kanýný içmiþtir. Yobazlar daha sonra yargýlanýp idam edilmiþtir. Taha Kývanç takma isminin ardýna gizlenen Fehmi Koru isimli ‘özgürlükçü’ þahýs bana bu Kubilay yazýlarým nedeniyle saldýrmýþ, beni ‘kendi yazýlarýmdan hýrsýzlýk (!)’ yapmakla suçlamýþ ve ben de kendisine gerekli yanýtlarý vermiþtim. Ýþin bundan sonrasý çok ilginç. * * *Þahýs, yazýlarým nedeniyle beni Ankara Cumhuriyet Savcýlýðý’na þikayet ediyor. Hakkýmda ceza davasý açýlmasýný istiyor. Savcýlýk dava açacak, mahkeme beni yargýlayacak ve suçlu gördüðü takdirde HAPÝS cezasý alacaðým. Ýçeri gireceðim. Bir meslektaþý cezaevine girince de, bizimki herhalde mutlu olacak! Ankara Cumhuriyet Savcýlýðý, hakkýmda verilen þikayet dilekçesini inceliyor, ifademi bile almaya gerek görmeden takipsizlik kararý veriyor. Yani yazýlarýmda suç olmadýðý gerekçesiyle, dava açýlmasýný reddediyor. Ancak karþý taraf kararlý! Ýlle de yargýlanýp hapis cezasý almamý istiyor. Bu durumda Ankara’ya en yakýn yer olan Sincan Aðýr Ceza Mahkemesi’ne itiraz ediyor. Sincan Cumhuriyet Savcýsý þikayet dilekçesini inceliyor ve takipsizlik kararýnýn onanmasýna karar veriyor. Ancak yasa uyarýnca son kararý Sincan Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný verecek. Baþkan kararýný veriyor:‘Gereði düþünüldü: Yazýdaki benzetmelerin aðýr eleþtiri olup olmadýðýnýn mahkemesince deðerlendirilmesi... Emin Çölaþan hakkýnda kamu davasý açýlmasý.’ Bu aþamadan sonra savcýlýðýn yapacaðý bir þey yok. Hakkýmda ceza davasý açýldý. Duruþma önümüzdeki günlerde yapýlacak. * * *‘Özgürlükçü-liberal-Ýslamcý!’, fikir ve ifade özgürlüðünün herkes için geçerli olduðunu savunan AB yandaþý bir gazeteci, baþka bir gazetecinin hapis cezasý almasý için elinden geleni ardýna koymuyor. Her yolu zorluyor. Hem de meslektaþýna karþý yazýlarýnda aðýr suçlamalarda bulunmuþ, tartýþmayý kendisi baþlatmýþ! Ýki gazeteci arasýnda tartýþma çýkabilir. Yazýlar sert olabilir. Bu durumda karþý taraf hakkýnda tazminat davasý da açarsýnýz. Bu meslekte hemen hepimiz için çok davalar açýlmýþtýr. Ben de açmýþýmdýr. Ama meslektaþýnýn hapis cezasý almasýný istemek, bu amaçla þikayet dilekçeleri vermek ayýptýr. Yakýþýksýz bir iþtir. Savunduðu AB ölçütleriyle çeliþen bir olaydýr. Ýþin ilginç yaný, bu þahýs yazýlarýný sahte isimle yazýyor, davalarýný gerçek ismiyle açýyor! Siz kendisi hakkýnda dava açmak isteseniz, öyle biri ortada yok!Taha Kývanç diye biri yok ki, kimi dava edeceksiniz! Olmayan, hayali bir kimse hakkýnda (zaten ayýp olur da) hangi suç duyurusunda bulunacaksýnýz! Uyanýklýðýn böylesine þapka çýkarmak gerekiyor!Bunlar hem olduklarý gibi görünmüyor, hem de göründükleri gibi olmuyorlar. Bir yanda AB’cilik oynuyor, öte yanda tam tersini yapýyorlar. Kandýrmayý baþardýklarý kiþiler ise yanlarýna kár kalýyor.Bildiðim kadarýyla böylesi Türk basýnýnda ilk kez oluyor. Ýlk kez bir gazeteci, meslektaþýnýn hapis cezasý almasý için yoðun çaba harcýyor! Bir meslekdaþýnýn hapis cezasý almasý için uðraþ veren, sahte ismi Taha Kývanç, gerçek ismi Fehmi Koru olan bu gazeteciye ‘Aman dikkat et, ýsrarla savunduðun AB senin bu yaptýðýný duymasýn’ diyorum. ‘Özgürlükçü-liberal’ yollarýnda kendisine daha nice baþarýlar diliyorum!