Friday, December 24, 2004
Fehmi Koru'dan Mektup Var
Fehmi Koru’dan mektup var..
Sn Sen,
Birisi hakkinda ileri surulen iddia, iddia sahibi tarafindan ispatlanir. Colasan o iddialari belki 50 kez kullandi, 50'sinde de cevap verdim; 51. defa yine soyluyor. (bknz. http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=3772)
Peki neye dayanarak? Niye kendisine sormuyorsunuz bunu?
Bir insan, hem MIT, hem CIA, hem Suriye ajani nasil olabiliyor? Bu kadar safsaniz, bu soruyu sormadigimi varsayabilirsiniz...
Siz dedigimi tutun: Tembellik etmeyip dosyalara bir goz atin. (Bunu önceki yazisimdan sonra aylar boyu sesiniz solugunuz kesildi; bakalim bu defa ne olacak?)
Selamlar ve iyi yillar dileklerimle
F Koru
Sn Koru:
Dediginizi tuttum, tembellik etmeyip dosyalara bir goz attim. Email arsivimdeki sizinle olan yazismalarimizin bir ozetini buraya tekrar ozetliyorum. Sizde eger silmediyseniz ismimi tarih sirasina gore yazarak arsivinizden teyid edebilirsiniz.
“Oncelikle ses ve soluk kesilmesi” meselesini Let’s set the record straight yapalim Yes?
11 Aralik 2003 ve 27 Aralik 2004 tarihleri arasinda gecen bir sene boyunca, zat-i-alinize “Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi? Kasetler ciktiktan sonrami Zaman;'dan ayrildin cikmadan oncemi? 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin. Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin? Once onlarin hesabini ver."
Sorularini tam 4 defa sormusum. Bu sorulara verdiginiz cevaplar (eger cevapsa) asagida ozetlenmistir.
11 Aralik 2003
Bekir Coskun’un Mesut Yilmaz’in ilk gunlerinde oven yazisini arsivde bulup dalga gectigi icin yazdigim emailde soruldu
Cevap:
Umit,
Eger sen bizzat kendin Bekir Coskun degilsen, gogsunu siper ettigin yazar Bekir Coskun bile olsa bizim medyadan kimse icin kendini ortaya atma; sonunda sen zorda kalirsin.
Hakaretlerinle bir yere varabildigini gordun mu ki bana bir dolusunu yagdiriyorsun.
Teessufler.
F Koru
26 Haziran 2004
Tehtidin adini dogru koyalim” baslikli yazisinda irtica tehdidini gundemden dusurmedigi icin Genelkurmayi hafife alan yazisi nedeni ile ayni sorular yine soruldu
Cevap:
Sn Sen,
Beni cocuk filan mi saniyorsunuz? Ben neredeyse 55 yasindayim. Kendimi bildim bileli de kararlarimi hep ben veriyorum. Bulundugunuz yerdeki dosyalarda da bunlar yaziyor olmali. Tembellik yapmayin.
Selamlar
Fehmi Koru
11 Agustos 2004
“Afis” baslikli yazisinda Genelkurmayin astirdigi afis ve Ataturk’un devrimlerini ti’ye aldigi icin ayni sorulari yine sordum
Cevap
Ses soluk cikmadi. (Fehmi bey ise benim ses ve solugumun cikmadigini iddia ediyor. Hafizasi ve arsiv arastirmaciligi Emin Colasan ve Bekir Coskun’a gelince muthis ancak kendisine gelince kafasi biraz karisiyor)
27 Aralik 2004”Taha Kivanc olmanin dayanilmaz agirligi” baslikli yazisi nedeni ile gonderdigim email neticesinde,
Cevap:Sn Sen,
Birisi hakkinda ileri surulen iddia, iddia sahibi tarafindan ispatlanir. Colasan o iddialari belki 50 kez kullandi, 50'sinde de cevap verdim; 51. defa yine soyluyor. (bknz. http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=3772)
Peki neye dayanarak? Niye kendisine sormuyorsunuz bunu?
Bir insan, hem MIT, hem CIA, hem Suriye ajani nasil olabiliyor? Bu kadar safsaniz, bu soruyu sormadigimi varsayabilirsiniz...
Siz dedigimi tutun: Tembellik etmeyip dosyalara bir goz atin. (Bunu önceki yazisimdan sonra aylar boyu sesiniz solugunuz kesildi; bakalim bu defa ne olacak?)
Selamlar ve iyi yillar dileklerimle
F Koru
Sayin Koru. Allah askina yukarida gonderdiginiz yanitlar sizide tatmin ediyormu? Yani iki satir sordugum soruyla hic ilgisi olmayan tamamen gormemis duymamis uc maymunlari oynayan turden yada hocanizin deyimi ile “uykuya yatiralim” taktikli yanitlariniza yanit demeye dilim varmiyor.
"Bir insan, hem MIT, hem CIA, hem Suriye ajani nasil olabiliyor?" sorunuzun en guzel cevabi her gun sirita sirita karsimizda duran Cengiz Candar'dir. Eger o katir suratli olabiliyorsa sizin gibi daha sirin, Ingiliz ve Harvard egitimi almis rafine bir yetenek haydi haydi olur. Yani o kadar zor bir ismi bunlari ayni anda olmasa bile donem donem olmak. Fetullahcilar bildiginiz gibi "walk-in" kategorisinde CIA'ya muracaat ediyorlar. Onlarla bir iliskiniz kalmadiysa kosenizde ilan edersiniz bu turu suclamalarida kimse yapamaz.
Ornegin soyle net ve kisa bir cumleyi kosenizde font size 14 ve bold yazmaniz 52 defa yazi yazmanizdan daha etkili olur.
"Ben laik ve demokratik Turkiye Cumhuriyetinin bolunmez butunlugunu savunan, Ataturk'un devrimlerine yurekten bagli, Fetullahcilarla ve CIA ajanligiyla iliskisi olmayan kendi halimde bir yazarim. "
Niye lafi dondurup dolastirip egilip bukulup kivirtiyorsunuz.
Size en guzel aklanma paklanma teklifini Sayin Hikmet Cetinkaya 29 Haziran 1999 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki yazisinda yapmis.
Nicin kendisi ile Samanyolu televiyonunda yada Zaman gazetesinden Nuriye Hanimla birlikte uclu bir soylesi yapmiyorsunuz? Getirin o Hikmet Cetinkaya’ya vermediginiz kendisi hakkindaki belgeleri, O'da getirsin Maltepe Askeri Lisesine sahte pasaportla nasil ogrenci sokmaya kalkistiginizin belgelerini, Fetullahci orgutlenmeyi nasil yaptiginizin belgelerini, Avukatiniz Feti beyi'de getirin size taktik verir, 52nci defa yazi yazmaktansa bunlari bu milletin onunde konusun, kim ajan kim degil bizde ogrenelim ve arsivlerden size cevap yetisterecegiz diye helak olmayalim.
Ancak konusacaksaniz AB konusunda Prof. Erol Manisali ile oldugu gibi Mehmet Barlas ile birlikte sut dokmus kedi gibi konusmayin. Arslanlar gibi belgeleri konusturun bende bu sorulari ikide bir sormaktan kurtulayim.
Bak bizim memleketlisin diye fazla yuklenmek istemiyorum. Presova ile Priznen arasi fazla uzak degil. Ayrica Izmir Karatas Lisesi mezunu oldugum icinde Izmir gibi Turkiye'nin incisi laik bir sehirden Fetullah ve senin gibilerin cikmasinida kabul edemiyorum.
Halbuki dedelerimiz Rumeli'den geldiginde Ataturk Cumhuriyet'i ilan ettigi icin evlerini, tarlalarini Sirplara birakip bu vatana geldiler. Bu Cumhuriyet'i yasatmak icin binbir zorlukla bizleri okuttular. Simdi yani 80 sene sonra ne gibi bir zevk aliyorsun Kemalist'lerle ugrasmaktan? Onlar olmasaydi rahmetli deden nereye gidecekti? Sen nerede olacaktin? Belki Mostar koprusunun altinda kalacaktin. Belki Bosnaklarla birlikte yok olup gidecektin. Sirplar Seni "adam" yerine koyup bir gazetenin kosesinde ahkam kestirtecekmiydi? Yada Muslumanligini dahami ozgurce yasayacaktin Yugoslavya'da?
Bence birak bu isleri Fehmi Bey. Bu Cumhuriyet'i yikmaya calisanlarin yaninda saf tutma.
Menemen'deki yobazlarin vahsetini "gazetelerin üçüncü sayfalarında hemen hergün okumaya alıştığımız türden menfur ve sapıkça bir olay..." Devletin her yıl bu zaman hareketlenmesi için bir sebep yok kısacası" diye kucumseyip o yobazlardan dahada assagilik durumlara dusme,
" Ataturk Bektasiydi" gibi sacma sapan bir iddiayi tek bir kaynaga dayanarak ciddi ciddi kaleme alip kendini kucuk dusurme. Bu tur cingozlukler "tekke ve zaviyelerin geri gelmesini istiyorum" demek SIKTIGI icin milleti manipule etmene yetmeyecegi gibi Harvard'ta aldigin bilimsel dusunme/arastirma yeteneginin tescili olan diplomayida acaba Harvard Extension'danmi almis diye soru isareti yaratir okuyucuda. Sonra "Christian Science Monitor'da" Harvard'tan kapi gibi diplomam var" demeninde bir anlami kalmaz.
Harvard gibi bir okuldan mezun olan biri (eger ismi Cuneyt Ulsever degilse) "Afis" baslikli yazinda yine ayni sekilde Ataturk'un devrimlerini ti'ye almaya yeltendiginde Amerika'daki sayilari 25,000'i gecmeyen dolayisi ile anayasayi kendi yasam bicimleri dogrultusunda degistirmeye gucleride yetmeyen Amish'leri ornek gosterme komiklikleride yapamaz, yapmaz.
Yine eger inandiriciligini, guvenirligini, sayginligini kaybetmek istemeyen bir yazar, dinci soylemlerle umre'sinde nasil yere yan gelip yatarak elle kebap yedigini, nasilda dindar biri oldugunu ballandira ballandira kosesinde anlatmaz..
Anlatirsa ruhu ve vicdanini para karsiligi satmis Ertugrul Ozkok'un nasil sarap ictigi ve istakoz yedigini , kollestolu ve prostatnin ne durumda oldugunu kosesinde yazdigi zamanki gulunc durumlara duser.
Bu durumda okuyucuna 52 defa degil 52 bin kezde ben ajan degilim, ben onun dediginden degilim desede okuyucu kendisine inanmaz.
SImdi ne guzel bir ara ruzgar esince Gul beyin oda arkadasidir diye reyting'in artmisti. Yani kucuk cocuk gibi ona buna satasip kendini hirpalatmanin bir alemi varmi?. Bak ne guzel unutmustu herkes bunlari. Nerden cikti bu arsiv meraki be Fehmi?. Emin Colasan;in dedigi gibi madem oyle gel boyle..
Bende yeni yilinizi kutluyor, hem Hurriyet hemde Yeni Safak gazetesinin bu atismalardan tirajlarini katlayarak Zaman gazetesini yakalayacaklarini umit ediyor, oda olmazsa bir Said Nursi yazi dizisi ile parsayi toplaminizi diliyor, sevgiler sunuyorum.
Umit Sen
Umit Sen - Fehmi Koru Arsivinden Trakya Havalari
From:
"Fehmi Koru" Add to Address Book
To:
"UMIT SEN"
Subject:
Re: Bekir Coskun
Date:
Thu, 11 Dec 2003 11:14:11 +0200
Umit,
Eger sen bizzat kendin Bekis Coskun degilsen, gogsunu siper ettigin yazar Bekir Coskun bile olsa bizim medyadan kimse icin kendini ortaya atma; sonunda sen zorda kalirsin.
Hakaretlerinle bir yere varabildigini gordun mu ki bana bir dolusunu yagdiriyorsun.
Teessufler.
F Koru
----- Original Message -----
From: UMIT SEN
To: fkoru@yenisafak.com
Cc: bcoskun@hurriyet.com.tr
Sent: Thursday, December 11, 2003 5:00 AM
Subject: Bekir Coskun
Fetullahin osuruk sesli borazani Fehmi Koru
Bugune kadar yazilarina hakaretle dolu bir cevap vermedim ama simdi kasindin...
Belliki el altindan onune hedef listeleri konuyor, ufak ufak irtica ile mucadele edenlere serbest atis yapmaya calisiyorsun. Son iki yazinda hedefi sasirip Mesut Yilmaz gibi bir mafya babasi ile tertemiz, piril piril bir Bekir Coskun ve eski genelkurmay baskani Huseyin Kivrikoglu'nu ayni kefede gostermeye yeltenen manipulatif, oynak, arap yagi kokan yazilarin midemi bulandirmakla kalmadi, sende Ertugrul Ozkok gibi kendini iki yaziyla (en azindan benim gozumde) bitirip cope attin.
Benim icin en tehlikeli yazarlar lafi evire cevire manipule ederek yazan, ne oldugunun rengini belli etmemek icin tilki gibi kelime oyunlari yapan, sozde okumus ve belli birinin adami satilmis beyinlerdir.
Ertugrul efendide ne mal oldugunu anlamadigimiz gunlerde oturakli yazilar yazar yahu ne makul adam, ne okumus adam, ne beyefendi, ne birlestirici, ne uzlasici aynen Fetullah hoca gibi ne kadar dunya tatlisi bir insan dedirtirdi kendine. Taki Gunes Taner'le enseye tokat oldugu gunler afise olup, "bana hortumcu" lafini soyletemezsiniz demeye getirdigi yazilari yazana kadar.
Simdi Harvard';arda okumus, 12 Eylul'den bir gun once ne hikmetse amerika'ya gitme bahtiyarligina ermis, Suriye ajani takkeli libos bey kardesimiz size once teessuf ederim.
Sen-ki Amerika gibi dunya imparatoru bir memlekete kafa tutan, gozupek, vatansever bir memleket evladisin, Sen-ki birak bu gariban memleketin cozulmemis sirlarini, dunya'nin en komplolu, momplolu harekatlarini arsivinden cimbizla arastirarak sak diye cozen, gelecegi goren bir dehasin.
Bula bula bizim Bekir Coskun'umu buldun disine gore de o kadar zamanini arsivlerde heba ettin? Senki Kennedy suikastini cozmeye aday, amerikanin gizli sirlarini bilen bir dahisin oldumu simdi bu yaptigin?
Hadi yazacak konu kalmadi, yuce divan ayagina arsive bakarken Bekir Coskun'un fi tarihinde her vatandas gibi umitlenip belki bu onlar gibi degildir deyip yazdigi yazilarida buldun. Sana cok eglenceli geldi o legen size kafanda bir ampul yandi hah dedin simdi biraz dalgami geceyim. Oylemi yoksa o nukteli, gercekleri tum ciplakligi ile ortaya koyan , irtica ve senin gibi adamlarla kaleminin kuvveti ile en iyi mucadeleyi yapan pirlanta bir Bekir Coskun'u bilerek karalamakmi istedin? Hangisi acaba?
Ben oyle lise talebeleri gibi ogretmeninin cekmecesinde porno kasetleri bulmus gibi sevinen bir Fehmi Koru oldugunuzu sanmiyorum. Siz daha entellektuel, daha sofistike, daha bir genius tip olmalisiniz. En azindan amerika'ya bindiren yazilarinizin serefine yani.
Bizde Ecevit'le Demirel 1978'de birbirini yerken Turgut Ozal'i daha makul daha ilimli buldugumuz icin sevdik. Bizde sarisin guzel bizi dunyada iyi temsil eder diye Tansu'ya kredi actik. Bizde Mesut'u adam sandik Tansu'nun yanina koyup dinleyince. Bizde Ecevit'in durustlugunden umitlendik, pislikleri temizler ortmez sandik, destekledik baslangicta.
Gelmis gecmis hepsi sulalesi ile birlikte bizi hayal kirikligina ugrattigi gibi kendilerinede dusman ettiler. Simdi sen ayni krediyi demokrasi tramvaydir, gidecegim yere kadar gider sonra atarim diyen Tayyip'e mi acmasini bekliyorsun Sayin Bekir Coskun'dan?
Adamin ne mal oldugu belli. Takiyee yaptigi belli. Ses cikarmasak anamizi belleyecegide belli iken.
Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi? Kasetler ciktiktan sonrami Zaman;'dan ayrildin cikmadan oncemi? 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin. Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin? Once onlarin hesabini ver.
Bekir Coskun'un Mesut ve taifesini yerden yere vuran bir suru yazisini zevkle okudum ama arsivlemedim. Husammetini, Gunes Taner'i ile birlikte yuce divanda belalarini bulsunlar. Bu memleketi bu hale getirip simdi hayran kaldigin hic tecrubesi olmayan takiyyecilere teslim ettikleri icinde hapislerde surunsunler.
Ama sakin onlara saldiracagina kalkip bu soygunu yapanlari hergun elestiren bir Bekir Coskun'u, "ulusal guvenlik"diye tutturarak AB yi kulanip TSK'yi deli eden bir Mesut'un eski genel kurmay baskani ile ayni cetede oldugunu ima etmeye yeltenen sacma sapan yazilar yazmaya bir daha sakin kalkma . Hayal kurmaninda bir siniri var yahu!
Ertugrul Ozkok'e taktigim gibi sanada takarsam islerimi yapamayacagim , karimdanda firca yemek istemiyorum. O edenle sen bu yazilari yazmamis ol ve Bekir Coskun;dan da derhal ozur dile . Oldumu Fehmi?
Umit Sen
From:
"Fehmi Koru" View Contact Details
To:
"UMIT SEN"
Subject:
Re: Tehdidin adini dogru koyalim
Date:
Sat, 26 Jun 2004 19:21:59 +0300
Sn Sen,
Beni cocuk filan mi saniyorsunuz? Ben neredeyse 55 yasindayim. Kendimi bildim bileli de kararlarimi hep ben veriyorum. Bulundugunuz yerdeki dosyalarda da bunlar yaziyor olmali. Tembellik yapmayin.
Selamlar
Fehmi Koru
----- Original Message -----
From: UMIT SEN
To: fkoru@yenisafak.com
Sent: Saturday, June 26, 2004 9:00 AM
Subject: Tehdidin adini dogru koyalim
Fehmi Bey Hoca:
Aylar once;
"Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi? Kasetler ciktiktan sonrami Zaman;'dan ayrildin cikmadan oncemi? 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin. Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin? Once onlarin hesabini ver."
diye sordugum sorularin cevabini halen alamadim. Bugunku yazinda yine lafi eveleyip geveleyip "spin" ederek birilerine sokusturmaya calisiyorsun ama,
12 Eylul 1980'e kadar imam maasi ile gecinen ve aranan bir adamin dunyanin her yerinde "piril piril" okullar acabilecek sermayeyi nasil elde ettigini, hangi islerde calisarak bu paralari biriktirdigini, 6 senedir Amerika'da ekmek elden su golden hasta hasta nasil kalabildigini, bu degirmenin suyunun nereden geldigini,
yazamadigin surece,
Sen ADAM degilsin.
Umit Sen
Fehmi Bey
Gittikce kustahlasiyorsunuz.. Son yaziniz buna en guzel ornek.
'Türk modernleşmesi' diye literatüre geçmiş bir model var; tepeden aşağıya doğru değişimi öngören bir model bu"
Ataturk'un devrimleri demeye dili varmiyor. Aklinca alaya aliyor. Psikolojik savasi uyutarak, alistirarak yapiyor.
Hani senin hocan Fetullah alin teri ile imamlik yaparak maasindan biriktirdigi helal paraciklarla dunyanin her yerinde actigi "piril piril" okullara resmini asip "bak ben seriatci degilim, Ataturk'u cok severim" yerseniz dedigi insani es geciyor. Cok ayip.
Bir keresindede Ataturk'u Bektasi ilan edip bok yemisti. Rahmetli Amcamdan aldi cevabini hic ses cikaramadi.
"O afiştekine benzer farklılıklar her ülkede bulunur. ABD'de 'Amish' grubu var sözgelimi; afişi onların yaşadığı yerlere götürüp "Hangisini tercih edersiniz?" diye sorsanız, Amish Amerikalılar, tablonun öteki tarafını kendilerine yakın bulacaktır."
Ne kaddarrr guzel bir ornek! Gozlerim yasardi. Devekusuna sormuslar: Amish'lerin 300 milyonluk Amerika'da nufusu kac kisidir? Toplam nufusa oranlari nedir? Anayasayi degistirebilecek cogunluga sahipmidirler?
According to Amish Today, the Amish population is about 25,000 and growing....
http://www.frommers.com/destinations/amishcountry/1618024627.html
Yuzde hesabini size birakacaktim ama yinede yazayim kafaniz o kadarina calismayabilir.
0.00008
"İsrail'de ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan 'Hasidik' Museviler de tablonun 'öteki' tarafında yer alanlara benziyorlar... "
Cok dogru .. Onlar Israil'i ele gecirdigi icin Israel'in politikalari ne hale geldi? Onu nedense yazmak isine gelmiyor. Devekusu yumurtasini ariyor.
Peki ya Iran ornegini neden vermiyor. Bak iste oradada o tur 'Cagdas" "hosgorulu" insanlar anayasayi degistirecek cogunlukta var.. Versene onlarida ornek olarak Ataturk'un devrimlerini ti'ye alirken..
"Haber doğruysa, 'afiş' konusu üzerinde bir kez daha düşünmeli Genelkurmay... ""
Gul beyin limon SIKILMIS gulumsemesinden guc alarak aba altindan sopa da gosteriyor.
Manipulasyonun bini bir para..
Daha once yazip cevap alamadiklarimi bir daha buraya yaziyorum. ADAM'san hepsine cevap ver.
1) Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi?
2) Kasetler ciktiktan sonrami Zaman'dan ayrildin cikmadan oncemi?
3) 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin?
4) Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin?
Cevabiniz hic kivirtmadan, eselenmeden, yuvarlamadan, "spin etmeden"
ADAM gibi net, caki gibi keskin bir sekilde bekliyorum.
Gozlerinizden opuyorum
Umit Sen
Afiş
Eskiden bir çok mağazada iki fotoğraftan oluşan hep aynı tablo yer alırdı: Birinde, kasası tam takır, bir deri-bir kemik zavallı bir adam, diğerinde de, zenginliği hem kasasından hem de semizliğinden belli bir başkası... İlki 'veresiye veren' diğeri ise 'peşin çalışan' iki işadamını temsil eden bu tablo, dükkâna giren müşteriye veresiye talep etmemesini hatırlatırdı...
Bugünün Türkiyesi'nde ekonomi neredeyse bütünüyle kredi üzerine oturuyor. Hepimizin cebinde plastik kartlar, yarın kazanacağımızı bugünden harcama imkânını kullanıyoruz. Mağazalar kartla alışverişi hem takside bağlıyor, hem de indirim uyguluyorlar. İşportacılar bile kart kabul etmeye başladılar. Veresiye iş görmeyen tüccar herhalde pek kalmadı... Bugünkü durumu tabloyla anlatmaya kalktığımızda acaba hangi görüntüleri kullanabiliriz?
Tabloyu 'veresiye veren - vermeyen' denklemine yerleştirmek anlamsız bugün; ancak 'ödemesini kredi kartıyla yapan' ve 'kredi kartı kullanmayan' tarzında bir ayrım daha anlamlı kaçabilir. Daha önceki gün, kredi kartı hesabını kapatmadığı için onbinlerce kişinin kara listeye alındığı açıklandı. Ayağını yorganına göre uzatmadığı, yani kazanmadığını kredi kartıyla harcadığı için hayatı kararan, ocağı sönen yüzbinler var...
Ekonomik durumu bugün tek bir tabloyla yansıtmak herhalde yanıltıcı olur. İşadamları açısından kredi kartıyla (yani veresiye) satış yapmak o eski tablodaki 'kaybeden tüccar' görüntüsünü getirmiyor artık; buna karşılık hesabını bilmeyen tüketiciye acıyabiliriz...
Konuya eski bir afişle girdim, ama meramım şu yakınlarda karşımıza çıkacağını öğrendiğim başka konuda yeni afişler... Gazete haberlerine göre, Genelkurmay Başkanlığı, halkın göreceği yerlere asılması için afiş hazırlatmış. Afişte biri 'Cumhuriyet sistemi' diğeri 'Şeriat' olarak belirtilen iki ayrı anlayış fotoğraflarla anlatılıyormuş: Bir tarafta 'çağdaş kadın' fotoğrafı, diğer tarafta 'çarşaflı kadınlar'... Bir tarafta, bilgisayarla eğitim gören çocuklar, diğerinde medrese eğitimi görenler... Sonuncu mukayeseli tablo ise bir işyerinde bilgisayar başında çalışan kadın ile diğerinde kucağında çocuk olan burkalı bir kadın... İlkinde, "Dünyaya böyle mi bakmak, yoksa böyle mi?", ikincisinde "Çocuklarınızı böyle mi eğitmek, yoksa böyle mi?", üçüncüsünde de "Kadının sosyal yaşamdaki yeri böyle mi olmalı, yoksa böyle mi?" soruları yer alıyormuş...
'Türk modernleşmesi' diye literatüre geçmiş bir model var; tepeden aşağıya doğru değişimi öngören bir model bu. Şimdilerde ABD'nin Afganistan ve Irak'a bakarak iç geçirdiğinde hatırına gelen o 'model' işte. Bugün dünyanın başka yerlerinde de köklü değişiklik özlemi içinde olanlar zaman zaman 'Türk modernleşmesi' örneğini anma ihtiyacı duyuyorlar.
Gerçekleşeni yeterli bulmayanlar, demokrasi döneminde hızın kesildiğini, hatta geriye gidildiğini düşünenler var aramızda; bunların sözcüsü durumundaki kalemlerin yakınmalarıyla hergün karşılaşılabiliyor. Daha hızlı bir dönüşümü sağlamak için kurulmuş adlarında 'çağdaş' sıfatı taşıyan örgütlerin varlığı da biliniyor.
Türkiye bugün büyük çapta 'modernleştirmeci elitlerin' arzu ettiği bir ülke görünümünde. Ancak, bu hızlı modernleşmenin getirdiği sıkıntıların altında da eziliyor; hem tek tek bireyler, hem de toplum... O afişlerin asılacağı yerleşme merkezlerinde yaşayan insanlar kendilerini tablonun hangi tarafında görürlerse görsünler fazla mutlu hissetmiyorlar. Bu hislerini de dışa vuruyorlar zaten.
O afiştekine benzer farklılıklar her ülkede bulunur. ABD'de 'Amish' grubu var sözgelimi; afişi onların yaşadığı yerlere götürüp "Hangisini tercih edersiniz?" diye sorsanız, Amish Amerikalılar, tablonun öteki tarafını kendilerine yakın bulacaktır. Hıristiyan Amishler elektrik kullanmıyor, motorlu araçlara binmiyorlar; kadın-erkek siyahlar giyiniyorlar; erkekleri uzun sakallı, kadınlarının başında da mutlaka bir örtü bulunuyor. İsrail'de ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan 'Hasidik' Museviler de tablonun 'öteki' tarafında yer alanlara benziyorlar...
'Çağdaşlık' kılık-kıyafetle değil farklılıklara tahammülle ölçülüyor bugünün dünyasında. Toplumu germe ihtimali bulunan, farklılığı 'tehlike' olarak yansıtan anlayıştan uzak durmak da 'çağdaş' bir yaklaşım sayılıyor. 'Peşin satan tüccar' ile 'veresiyeci tüccar' afişleri gibi 'anakronik' mesajlarla sonuç almak mümkün değil bugün.
Haber doğruysa, 'afiş' konusu üzerinde bir kez daha düşünmeli Genelkurmay...
Sn Sen,
Birisi hakkinda ileri surulen iddia, iddia sahibi tarafindan ispatlanir. Colasan o iddialari belki 50 kez kullandi, 50'sinde de cevap verdim; 51. defa yine soyluyor. (bknz. http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=3772)
Peki neye dayanarak? Niye kendisine sormuyorsunuz bunu?
Bir insan, hem MIT, hem CIA, hem Suriye ajani nasil olabiliyor? Bu kadar safsaniz, bu soruyu sormadigimi varsayabilirsiniz...
Siz dedigimi tutun: Tembellik etmeyip dosyalara bir goz atin. (Bunu önceki yazisimdan sonra aylar boyu sesiniz solugunuz kesildi; bakalim bu defa ne olacak?)
Selamlar ve iyi yillar dileklerimle
F Koru
Sn Koru:
Dediginizi tuttum, tembellik etmeyip dosyalara bir goz attim. Email arsivimdeki sizinle olan yazismalarimizin bir ozetini buraya tekrar ozetliyorum. Sizde eger silmediyseniz ismimi tarih sirasina gore yazarak arsivinizden teyid edebilirsiniz.
“Oncelikle ses ve soluk kesilmesi” meselesini Let’s set the record straight yapalim Yes?
11 Aralik 2003 ve 27 Aralik 2004 tarihleri arasinda gecen bir sene boyunca, zat-i-alinize “Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi? Kasetler ciktiktan sonrami Zaman;'dan ayrildin cikmadan oncemi? 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin. Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin? Once onlarin hesabini ver."
Sorularini tam 4 defa sormusum. Bu sorulara verdiginiz cevaplar (eger cevapsa) asagida ozetlenmistir.
11 Aralik 2003
Bekir Coskun’un Mesut Yilmaz’in ilk gunlerinde oven yazisini arsivde bulup dalga gectigi icin yazdigim emailde soruldu
Cevap:
Umit,
Eger sen bizzat kendin Bekir Coskun degilsen, gogsunu siper ettigin yazar Bekir Coskun bile olsa bizim medyadan kimse icin kendini ortaya atma; sonunda sen zorda kalirsin.
Hakaretlerinle bir yere varabildigini gordun mu ki bana bir dolusunu yagdiriyorsun.
Teessufler.
F Koru
26 Haziran 2004
Tehtidin adini dogru koyalim” baslikli yazisinda irtica tehdidini gundemden dusurmedigi icin Genelkurmayi hafife alan yazisi nedeni ile ayni sorular yine soruldu
Cevap:
Sn Sen,
Beni cocuk filan mi saniyorsunuz? Ben neredeyse 55 yasindayim. Kendimi bildim bileli de kararlarimi hep ben veriyorum. Bulundugunuz yerdeki dosyalarda da bunlar yaziyor olmali. Tembellik yapmayin.
Selamlar
Fehmi Koru
11 Agustos 2004
“Afis” baslikli yazisinda Genelkurmayin astirdigi afis ve Ataturk’un devrimlerini ti’ye aldigi icin ayni sorulari yine sordum
Cevap
Ses soluk cikmadi. (Fehmi bey ise benim ses ve solugumun cikmadigini iddia ediyor. Hafizasi ve arsiv arastirmaciligi Emin Colasan ve Bekir Coskun’a gelince muthis ancak kendisine gelince kafasi biraz karisiyor)
27 Aralik 2004”Taha Kivanc olmanin dayanilmaz agirligi” baslikli yazisi nedeni ile gonderdigim email neticesinde,
Cevap:Sn Sen,
Birisi hakkinda ileri surulen iddia, iddia sahibi tarafindan ispatlanir. Colasan o iddialari belki 50 kez kullandi, 50'sinde de cevap verdim; 51. defa yine soyluyor. (bknz. http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=3772)
Peki neye dayanarak? Niye kendisine sormuyorsunuz bunu?
Bir insan, hem MIT, hem CIA, hem Suriye ajani nasil olabiliyor? Bu kadar safsaniz, bu soruyu sormadigimi varsayabilirsiniz...
Siz dedigimi tutun: Tembellik etmeyip dosyalara bir goz atin. (Bunu önceki yazisimdan sonra aylar boyu sesiniz solugunuz kesildi; bakalim bu defa ne olacak?)
Selamlar ve iyi yillar dileklerimle
F Koru
Sayin Koru. Allah askina yukarida gonderdiginiz yanitlar sizide tatmin ediyormu? Yani iki satir sordugum soruyla hic ilgisi olmayan tamamen gormemis duymamis uc maymunlari oynayan turden yada hocanizin deyimi ile “uykuya yatiralim” taktikli yanitlariniza yanit demeye dilim varmiyor.
"Bir insan, hem MIT, hem CIA, hem Suriye ajani nasil olabiliyor?" sorunuzun en guzel cevabi her gun sirita sirita karsimizda duran Cengiz Candar'dir. Eger o katir suratli olabiliyorsa sizin gibi daha sirin, Ingiliz ve Harvard egitimi almis rafine bir yetenek haydi haydi olur. Yani o kadar zor bir ismi bunlari ayni anda olmasa bile donem donem olmak. Fetullahcilar bildiginiz gibi "walk-in" kategorisinde CIA'ya muracaat ediyorlar. Onlarla bir iliskiniz kalmadiysa kosenizde ilan edersiniz bu turu suclamalarida kimse yapamaz.
Ornegin soyle net ve kisa bir cumleyi kosenizde font size 14 ve bold yazmaniz 52 defa yazi yazmanizdan daha etkili olur.
"Ben laik ve demokratik Turkiye Cumhuriyetinin bolunmez butunlugunu savunan, Ataturk'un devrimlerine yurekten bagli, Fetullahcilarla ve CIA ajanligiyla iliskisi olmayan kendi halimde bir yazarim. "
Niye lafi dondurup dolastirip egilip bukulup kivirtiyorsunuz.
Size en guzel aklanma paklanma teklifini Sayin Hikmet Cetinkaya 29 Haziran 1999 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki yazisinda yapmis.
Nicin kendisi ile Samanyolu televiyonunda yada Zaman gazetesinden Nuriye Hanimla birlikte uclu bir soylesi yapmiyorsunuz? Getirin o Hikmet Cetinkaya’ya vermediginiz kendisi hakkindaki belgeleri, O'da getirsin Maltepe Askeri Lisesine sahte pasaportla nasil ogrenci sokmaya kalkistiginizin belgelerini, Fetullahci orgutlenmeyi nasil yaptiginizin belgelerini, Avukatiniz Feti beyi'de getirin size taktik verir, 52nci defa yazi yazmaktansa bunlari bu milletin onunde konusun, kim ajan kim degil bizde ogrenelim ve arsivlerden size cevap yetisterecegiz diye helak olmayalim.
Ancak konusacaksaniz AB konusunda Prof. Erol Manisali ile oldugu gibi Mehmet Barlas ile birlikte sut dokmus kedi gibi konusmayin. Arslanlar gibi belgeleri konusturun bende bu sorulari ikide bir sormaktan kurtulayim.
Bak bizim memleketlisin diye fazla yuklenmek istemiyorum. Presova ile Priznen arasi fazla uzak degil. Ayrica Izmir Karatas Lisesi mezunu oldugum icinde Izmir gibi Turkiye'nin incisi laik bir sehirden Fetullah ve senin gibilerin cikmasinida kabul edemiyorum.
Halbuki dedelerimiz Rumeli'den geldiginde Ataturk Cumhuriyet'i ilan ettigi icin evlerini, tarlalarini Sirplara birakip bu vatana geldiler. Bu Cumhuriyet'i yasatmak icin binbir zorlukla bizleri okuttular. Simdi yani 80 sene sonra ne gibi bir zevk aliyorsun Kemalist'lerle ugrasmaktan? Onlar olmasaydi rahmetli deden nereye gidecekti? Sen nerede olacaktin? Belki Mostar koprusunun altinda kalacaktin. Belki Bosnaklarla birlikte yok olup gidecektin. Sirplar Seni "adam" yerine koyup bir gazetenin kosesinde ahkam kestirtecekmiydi? Yada Muslumanligini dahami ozgurce yasayacaktin Yugoslavya'da?
Bence birak bu isleri Fehmi Bey. Bu Cumhuriyet'i yikmaya calisanlarin yaninda saf tutma.
Menemen'deki yobazlarin vahsetini "gazetelerin üçüncü sayfalarında hemen hergün okumaya alıştığımız türden menfur ve sapıkça bir olay..." Devletin her yıl bu zaman hareketlenmesi için bir sebep yok kısacası" diye kucumseyip o yobazlardan dahada assagilik durumlara dusme,
" Ataturk Bektasiydi" gibi sacma sapan bir iddiayi tek bir kaynaga dayanarak ciddi ciddi kaleme alip kendini kucuk dusurme. Bu tur cingozlukler "tekke ve zaviyelerin geri gelmesini istiyorum" demek SIKTIGI icin milleti manipule etmene yetmeyecegi gibi Harvard'ta aldigin bilimsel dusunme/arastirma yeteneginin tescili olan diplomayida acaba Harvard Extension'danmi almis diye soru isareti yaratir okuyucuda. Sonra "Christian Science Monitor'da" Harvard'tan kapi gibi diplomam var" demeninde bir anlami kalmaz.
Harvard gibi bir okuldan mezun olan biri (eger ismi Cuneyt Ulsever degilse) "Afis" baslikli yazinda yine ayni sekilde Ataturk'un devrimlerini ti'ye almaya yeltendiginde Amerika'daki sayilari 25,000'i gecmeyen dolayisi ile anayasayi kendi yasam bicimleri dogrultusunda degistirmeye gucleride yetmeyen Amish'leri ornek gosterme komiklikleride yapamaz, yapmaz.
Yine eger inandiriciligini, guvenirligini, sayginligini kaybetmek istemeyen bir yazar, dinci soylemlerle umre'sinde nasil yere yan gelip yatarak elle kebap yedigini, nasilda dindar biri oldugunu ballandira ballandira kosesinde anlatmaz..
Anlatirsa ruhu ve vicdanini para karsiligi satmis Ertugrul Ozkok'un nasil sarap ictigi ve istakoz yedigini , kollestolu ve prostatnin ne durumda oldugunu kosesinde yazdigi zamanki gulunc durumlara duser.
Bu durumda okuyucuna 52 defa degil 52 bin kezde ben ajan degilim, ben onun dediginden degilim desede okuyucu kendisine inanmaz.
SImdi ne guzel bir ara ruzgar esince Gul beyin oda arkadasidir diye reyting'in artmisti. Yani kucuk cocuk gibi ona buna satasip kendini hirpalatmanin bir alemi varmi?. Bak ne guzel unutmustu herkes bunlari. Nerden cikti bu arsiv meraki be Fehmi?. Emin Colasan;in dedigi gibi madem oyle gel boyle..
Bende yeni yilinizi kutluyor, hem Hurriyet hemde Yeni Safak gazetesinin bu atismalardan tirajlarini katlayarak Zaman gazetesini yakalayacaklarini umit ediyor, oda olmazsa bir Said Nursi yazi dizisi ile parsayi toplaminizi diliyor, sevgiler sunuyorum.
Umit Sen
Umit Sen - Fehmi Koru Arsivinden Trakya Havalari
From:
"Fehmi Koru"
To:
"UMIT SEN"
Subject:
Re: Bekir Coskun
Date:
Thu, 11 Dec 2003 11:14:11 +0200
Umit,
Eger sen bizzat kendin Bekis Coskun degilsen, gogsunu siper ettigin yazar Bekir Coskun bile olsa bizim medyadan kimse icin kendini ortaya atma; sonunda sen zorda kalirsin.
Hakaretlerinle bir yere varabildigini gordun mu ki bana bir dolusunu yagdiriyorsun.
Teessufler.
F Koru
----- Original Message -----
From: UMIT SEN
To: fkoru@yenisafak.com
Cc: bcoskun@hurriyet.com.tr
Sent: Thursday, December 11, 2003 5:00 AM
Subject: Bekir Coskun
Fetullahin osuruk sesli borazani Fehmi Koru
Bugune kadar yazilarina hakaretle dolu bir cevap vermedim ama simdi kasindin...
Belliki el altindan onune hedef listeleri konuyor, ufak ufak irtica ile mucadele edenlere serbest atis yapmaya calisiyorsun. Son iki yazinda hedefi sasirip Mesut Yilmaz gibi bir mafya babasi ile tertemiz, piril piril bir Bekir Coskun ve eski genelkurmay baskani Huseyin Kivrikoglu'nu ayni kefede gostermeye yeltenen manipulatif, oynak, arap yagi kokan yazilarin midemi bulandirmakla kalmadi, sende Ertugrul Ozkok gibi kendini iki yaziyla (en azindan benim gozumde) bitirip cope attin.
Benim icin en tehlikeli yazarlar lafi evire cevire manipule ederek yazan, ne oldugunun rengini belli etmemek icin tilki gibi kelime oyunlari yapan, sozde okumus ve belli birinin adami satilmis beyinlerdir.
Ertugrul efendide ne mal oldugunu anlamadigimiz gunlerde oturakli yazilar yazar yahu ne makul adam, ne okumus adam, ne beyefendi, ne birlestirici, ne uzlasici aynen Fetullah hoca gibi ne kadar dunya tatlisi bir insan dedirtirdi kendine. Taki Gunes Taner'le enseye tokat oldugu gunler afise olup, "bana hortumcu" lafini soyletemezsiniz demeye getirdigi yazilari yazana kadar.
Simdi Harvard';arda okumus, 12 Eylul'den bir gun once ne hikmetse amerika'ya gitme bahtiyarligina ermis, Suriye ajani takkeli libos bey kardesimiz size once teessuf ederim.
Sen-ki Amerika gibi dunya imparatoru bir memlekete kafa tutan, gozupek, vatansever bir memleket evladisin, Sen-ki birak bu gariban memleketin cozulmemis sirlarini, dunya'nin en komplolu, momplolu harekatlarini arsivinden cimbizla arastirarak sak diye cozen, gelecegi goren bir dehasin.
Bula bula bizim Bekir Coskun'umu buldun disine gore de o kadar zamanini arsivlerde heba ettin? Senki Kennedy suikastini cozmeye aday, amerikanin gizli sirlarini bilen bir dahisin oldumu simdi bu yaptigin?
Hadi yazacak konu kalmadi, yuce divan ayagina arsive bakarken Bekir Coskun'un fi tarihinde her vatandas gibi umitlenip belki bu onlar gibi degildir deyip yazdigi yazilarida buldun. Sana cok eglenceli geldi o legen size kafanda bir ampul yandi hah dedin simdi biraz dalgami geceyim. Oylemi yoksa o nukteli, gercekleri tum ciplakligi ile ortaya koyan , irtica ve senin gibi adamlarla kaleminin kuvveti ile en iyi mucadeleyi yapan pirlanta bir Bekir Coskun'u bilerek karalamakmi istedin? Hangisi acaba?
Ben oyle lise talebeleri gibi ogretmeninin cekmecesinde porno kasetleri bulmus gibi sevinen bir Fehmi Koru oldugunuzu sanmiyorum. Siz daha entellektuel, daha sofistike, daha bir genius tip olmalisiniz. En azindan amerika'ya bindiren yazilarinizin serefine yani.
Bizde Ecevit'le Demirel 1978'de birbirini yerken Turgut Ozal'i daha makul daha ilimli buldugumuz icin sevdik. Bizde sarisin guzel bizi dunyada iyi temsil eder diye Tansu'ya kredi actik. Bizde Mesut'u adam sandik Tansu'nun yanina koyup dinleyince. Bizde Ecevit'in durustlugunden umitlendik, pislikleri temizler ortmez sandik, destekledik baslangicta.
Gelmis gecmis hepsi sulalesi ile birlikte bizi hayal kirikligina ugrattigi gibi kendilerinede dusman ettiler. Simdi sen ayni krediyi demokrasi tramvaydir, gidecegim yere kadar gider sonra atarim diyen Tayyip'e mi acmasini bekliyorsun Sayin Bekir Coskun'dan?
Adamin ne mal oldugu belli. Takiyee yaptigi belli. Ses cikarmasak anamizi belleyecegide belli iken.
Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi? Kasetler ciktiktan sonrami Zaman;'dan ayrildin cikmadan oncemi? 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin. Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin? Once onlarin hesabini ver.
Bekir Coskun'un Mesut ve taifesini yerden yere vuran bir suru yazisini zevkle okudum ama arsivlemedim. Husammetini, Gunes Taner'i ile birlikte yuce divanda belalarini bulsunlar. Bu memleketi bu hale getirip simdi hayran kaldigin hic tecrubesi olmayan takiyyecilere teslim ettikleri icinde hapislerde surunsunler.
Ama sakin onlara saldiracagina kalkip bu soygunu yapanlari hergun elestiren bir Bekir Coskun'u, "ulusal guvenlik"diye tutturarak AB yi kulanip TSK'yi deli eden bir Mesut'un eski genel kurmay baskani ile ayni cetede oldugunu ima etmeye yeltenen sacma sapan yazilar yazmaya bir daha sakin kalkma . Hayal kurmaninda bir siniri var yahu!
Ertugrul Ozkok'e taktigim gibi sanada takarsam islerimi yapamayacagim , karimdanda firca yemek istemiyorum. O edenle sen bu yazilari yazmamis ol ve Bekir Coskun;dan da derhal ozur dile . Oldumu Fehmi?
Umit Sen
From:
"Fehmi Koru"
To:
"UMIT SEN"
Subject:
Re: Tehdidin adini dogru koyalim
Date:
Sat, 26 Jun 2004 19:21:59 +0300
Sn Sen,
Beni cocuk filan mi saniyorsunuz? Ben neredeyse 55 yasindayim. Kendimi bildim bileli de kararlarimi hep ben veriyorum. Bulundugunuz yerdeki dosyalarda da bunlar yaziyor olmali. Tembellik yapmayin.
Selamlar
Fehmi Koru
----- Original Message -----
From: UMIT SEN
To: fkoru@yenisafak.com
Sent: Saturday, June 26, 2004 9:00 AM
Subject: Tehdidin adini dogru koyalim
Fehmi Bey Hoca:
Aylar once;
"Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi? Kasetler ciktiktan sonrami Zaman;'dan ayrildin cikmadan oncemi? 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin. Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin? Once onlarin hesabini ver."
diye sordugum sorularin cevabini halen alamadim. Bugunku yazinda yine lafi eveleyip geveleyip "spin" ederek birilerine sokusturmaya calisiyorsun ama,
12 Eylul 1980'e kadar imam maasi ile gecinen ve aranan bir adamin dunyanin her yerinde "piril piril" okullar acabilecek sermayeyi nasil elde ettigini, hangi islerde calisarak bu paralari biriktirdigini, 6 senedir Amerika'da ekmek elden su golden hasta hasta nasil kalabildigini, bu degirmenin suyunun nereden geldigini,
yazamadigin surece,
Sen ADAM degilsin.
Umit Sen
Fehmi Bey
Gittikce kustahlasiyorsunuz.. Son yaziniz buna en guzel ornek.
'Türk modernleşmesi' diye literatüre geçmiş bir model var; tepeden aşağıya doğru değişimi öngören bir model bu"
Ataturk'un devrimleri demeye dili varmiyor. Aklinca alaya aliyor. Psikolojik savasi uyutarak, alistirarak yapiyor.
Hani senin hocan Fetullah alin teri ile imamlik yaparak maasindan biriktirdigi helal paraciklarla dunyanin her yerinde actigi "piril piril" okullara resmini asip "bak ben seriatci degilim, Ataturk'u cok severim" yerseniz dedigi insani es geciyor. Cok ayip.
Bir keresindede Ataturk'u Bektasi ilan edip bok yemisti. Rahmetli Amcamdan aldi cevabini hic ses cikaramadi.
"O afiştekine benzer farklılıklar her ülkede bulunur. ABD'de 'Amish' grubu var sözgelimi; afişi onların yaşadığı yerlere götürüp "Hangisini tercih edersiniz?" diye sorsanız, Amish Amerikalılar, tablonun öteki tarafını kendilerine yakın bulacaktır."
Ne kaddarrr guzel bir ornek! Gozlerim yasardi. Devekusuna sormuslar: Amish'lerin 300 milyonluk Amerika'da nufusu kac kisidir? Toplam nufusa oranlari nedir? Anayasayi degistirebilecek cogunluga sahipmidirler?
According to Amish Today, the Amish population is about 25,000 and growing....
http://www.frommers.com/destinations/amishcountry/1618024627.html
Yuzde hesabini size birakacaktim ama yinede yazayim kafaniz o kadarina calismayabilir.
0.00008
"İsrail'de ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan 'Hasidik' Museviler de tablonun 'öteki' tarafında yer alanlara benziyorlar... "
Cok dogru .. Onlar Israil'i ele gecirdigi icin Israel'in politikalari ne hale geldi? Onu nedense yazmak isine gelmiyor. Devekusu yumurtasini ariyor.
Peki ya Iran ornegini neden vermiyor. Bak iste oradada o tur 'Cagdas" "hosgorulu" insanlar anayasayi degistirecek cogunlukta var.. Versene onlarida ornek olarak Ataturk'un devrimlerini ti'ye alirken..
"Haber doğruysa, 'afiş' konusu üzerinde bir kez daha düşünmeli Genelkurmay... ""
Gul beyin limon SIKILMIS gulumsemesinden guc alarak aba altindan sopa da gosteriyor.
Manipulasyonun bini bir para..
Daha once yazip cevap alamadiklarimi bir daha buraya yaziyorum. ADAM'san hepsine cevap ver.
1) Sen Fetullah'in meshur "son dakikaya kadar kendinizi belli etmeyeceksiniz dedigi" kasetlerini izledikten sonrami onun muridi idin yoksa izlemeden oncemi?
2) Kasetler ciktiktan sonrami Zaman'dan ayrildin cikmadan oncemi?
3) 12 Eylul oncesi Fetullah aranirken ondan tuyo alip mi Amerika'ya voltani attin yoksa oyle denk dustudemi gittin?
4) Suriye de kimin icin ajanlik yapiyordun? Kimin adamisin? Kime kiralandin?
Cevabiniz hic kivirtmadan, eselenmeden, yuvarlamadan, "spin etmeden"
ADAM gibi net, caki gibi keskin bir sekilde bekliyorum.
Gozlerinizden opuyorum
Umit Sen
Afiş
Eskiden bir çok mağazada iki fotoğraftan oluşan hep aynı tablo yer alırdı: Birinde, kasası tam takır, bir deri-bir kemik zavallı bir adam, diğerinde de, zenginliği hem kasasından hem de semizliğinden belli bir başkası... İlki 'veresiye veren' diğeri ise 'peşin çalışan' iki işadamını temsil eden bu tablo, dükkâna giren müşteriye veresiye talep etmemesini hatırlatırdı...
Bugünün Türkiyesi'nde ekonomi neredeyse bütünüyle kredi üzerine oturuyor. Hepimizin cebinde plastik kartlar, yarın kazanacağımızı bugünden harcama imkânını kullanıyoruz. Mağazalar kartla alışverişi hem takside bağlıyor, hem de indirim uyguluyorlar. İşportacılar bile kart kabul etmeye başladılar. Veresiye iş görmeyen tüccar herhalde pek kalmadı... Bugünkü durumu tabloyla anlatmaya kalktığımızda acaba hangi görüntüleri kullanabiliriz?
Tabloyu 'veresiye veren - vermeyen' denklemine yerleştirmek anlamsız bugün; ancak 'ödemesini kredi kartıyla yapan' ve 'kredi kartı kullanmayan' tarzında bir ayrım daha anlamlı kaçabilir. Daha önceki gün, kredi kartı hesabını kapatmadığı için onbinlerce kişinin kara listeye alındığı açıklandı. Ayağını yorganına göre uzatmadığı, yani kazanmadığını kredi kartıyla harcadığı için hayatı kararan, ocağı sönen yüzbinler var...
Ekonomik durumu bugün tek bir tabloyla yansıtmak herhalde yanıltıcı olur. İşadamları açısından kredi kartıyla (yani veresiye) satış yapmak o eski tablodaki 'kaybeden tüccar' görüntüsünü getirmiyor artık; buna karşılık hesabını bilmeyen tüketiciye acıyabiliriz...
Konuya eski bir afişle girdim, ama meramım şu yakınlarda karşımıza çıkacağını öğrendiğim başka konuda yeni afişler... Gazete haberlerine göre, Genelkurmay Başkanlığı, halkın göreceği yerlere asılması için afiş hazırlatmış. Afişte biri 'Cumhuriyet sistemi' diğeri 'Şeriat' olarak belirtilen iki ayrı anlayış fotoğraflarla anlatılıyormuş: Bir tarafta 'çağdaş kadın' fotoğrafı, diğer tarafta 'çarşaflı kadınlar'... Bir tarafta, bilgisayarla eğitim gören çocuklar, diğerinde medrese eğitimi görenler... Sonuncu mukayeseli tablo ise bir işyerinde bilgisayar başında çalışan kadın ile diğerinde kucağında çocuk olan burkalı bir kadın... İlkinde, "Dünyaya böyle mi bakmak, yoksa böyle mi?", ikincisinde "Çocuklarınızı böyle mi eğitmek, yoksa böyle mi?", üçüncüsünde de "Kadının sosyal yaşamdaki yeri böyle mi olmalı, yoksa böyle mi?" soruları yer alıyormuş...
'Türk modernleşmesi' diye literatüre geçmiş bir model var; tepeden aşağıya doğru değişimi öngören bir model bu. Şimdilerde ABD'nin Afganistan ve Irak'a bakarak iç geçirdiğinde hatırına gelen o 'model' işte. Bugün dünyanın başka yerlerinde de köklü değişiklik özlemi içinde olanlar zaman zaman 'Türk modernleşmesi' örneğini anma ihtiyacı duyuyorlar.
Gerçekleşeni yeterli bulmayanlar, demokrasi döneminde hızın kesildiğini, hatta geriye gidildiğini düşünenler var aramızda; bunların sözcüsü durumundaki kalemlerin yakınmalarıyla hergün karşılaşılabiliyor. Daha hızlı bir dönüşümü sağlamak için kurulmuş adlarında 'çağdaş' sıfatı taşıyan örgütlerin varlığı da biliniyor.
Türkiye bugün büyük çapta 'modernleştirmeci elitlerin' arzu ettiği bir ülke görünümünde. Ancak, bu hızlı modernleşmenin getirdiği sıkıntıların altında da eziliyor; hem tek tek bireyler, hem de toplum... O afişlerin asılacağı yerleşme merkezlerinde yaşayan insanlar kendilerini tablonun hangi tarafında görürlerse görsünler fazla mutlu hissetmiyorlar. Bu hislerini de dışa vuruyorlar zaten.
O afiştekine benzer farklılıklar her ülkede bulunur. ABD'de 'Amish' grubu var sözgelimi; afişi onların yaşadığı yerlere götürüp "Hangisini tercih edersiniz?" diye sorsanız, Amish Amerikalılar, tablonun öteki tarafını kendilerine yakın bulacaktır. Hıristiyan Amishler elektrik kullanmıyor, motorlu araçlara binmiyorlar; kadın-erkek siyahlar giyiniyorlar; erkekleri uzun sakallı, kadınlarının başında da mutlaka bir örtü bulunuyor. İsrail'de ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan 'Hasidik' Museviler de tablonun 'öteki' tarafında yer alanlara benziyorlar...
'Çağdaşlık' kılık-kıyafetle değil farklılıklara tahammülle ölçülüyor bugünün dünyasında. Toplumu germe ihtimali bulunan, farklılığı 'tehlike' olarak yansıtan anlayıştan uzak durmak da 'çağdaş' bir yaklaşım sayılıyor. 'Peşin satan tüccar' ile 'veresiyeci tüccar' afişleri gibi 'anakronik' mesajlarla sonuç almak mümkün değil bugün.
Haber doğruysa, 'afiş' konusu üzerinde bir kez daha düşünmeli Genelkurmay...