Friday, September 17, 2004
Yes mi No mu Fehmi!
Fri, 17 Sep 2004 19:39:22 -0700 (PDT)
From:
"UMIT SEN" Add to Address Book Add Mobile Alert
Subject:
Ye mi No mu Fehmi!
To:
fkoru@yenisafak.com
Lafi eveleyip geveleme Fehmi!
Cok kisa Yes yada No de Fehmi!
Zina suc mudur Fehmi?
Zina suc ise TCK'da cezasi olmalimidir Fehmi?
Zina suc degildir diyorsan sen kagittan bir muslumanmisin Fehmi?
Imam Hatipten sana nasil diploma verdiler Fehmi?
Zina sucsa ve cezasi olmalidir diyorsan AB'ye nasil girecegiz Fehmi?
Ah Fehmi Vah Fehmi!
Akil hocasi zavalli Fehmi!
Ne dese, nasil yuvarlasa, nasil eselensede bir fikir verse bu Fehmi?
Haydi Fehmi biraza daha ikin, biraz daha gikin
Bir yerinden ver bi cevap Fehmi. Cikardigin ses hic onemli degil Fehmi
Yes mi No mu Fehmi!
Gozlerinden operim Fehmi!
Umit Sen
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İşe nereden başlamalı?
Meclis'te Türk Ceza Kanunu (TCK) görüşmeleri sırasında yaşananları anlamak hayli zor. Yasanın komisyonca geri çekilmesi herhalde bir anlam taşıyor, ama nedir o anlam? Ak Parti ileri gelenlerinin CHP ile vardıkları mutabakat Başbakan Tayyip Erdoğan ülkeye döndükten sonra rafa kaldırılır gibi oldu; bunun sebebi Başbakan Erdoğan'ın 'zina' ile ilgili keskin tavrı mı? Yasa maddeleri görüşülürken söz alan bazı milletvekillerinin eleştirel üslubu ne anlam taşıyor?
Bu sorular olan-biteni anlamaya yönelik; ancak, son gelişmede 'kilit roller' oynayanlar bile ne olup bittiğini tam anlayabilmiş değiller. Her soruya verilen cevapların zihinlerdeki tortuları bütünüyle ortadan kaldırmayan yeni sorulara yer açmasının sebebi de bu. Olan-bitene doğru teşhis konulamazsa, ülke ve Ak Parti açısından gerçekten hayatî önem taşıyan bir süreç heba edilebilir.
Belki de temel sorun burada: Avrupa Birliği (AB) ile uyum açısından çıkartılması gerekli bazı maddelerin de içinde yer aldığı TCK, bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya arzu dışında, hayatî önemdeki süreci heba etmek amacına hizmet için bahane ediliyor. Muhalefet partileri, Ak Parti'den "AB üyeliğinin önünü açan siyasî kadro" olma imkânını esirgemek için devrede; Ak Parti'ye olduğundan daha fazla AB üyeliğine karşı çevreler de, o yolda son dönemece girildiğini görüp bunu TCK üzerinden berhava etme çabasındalar...
Bunu bilerek, isteyerek, taammüden yapanlara herhalde söyleyecek bir sözümüz olamaz. Onların kimi, Türkiye açısından sakıncalı olduğuna inanıyorlar AB üyeliğinin; kimi de aslında 'Batıcı' oldukları halde AB üyeliğini varlıklarına ve iktidarlarına tehdit olarak görüyorlar. Bazısı için ise, AB'ye AKP eliyle girmek bir sorun; "Öyle olacağına hiç girmeyelim daha iyi" diye düşündüklerini belli ediyorlar. AB kuşkucuları, geleneksel iktidar elitleri ve yeminli AKP düşmanları açısından, zaman olarak şimdi konu olarak da TCK süreci boşa çıkartmak için müthiş bir fırsat teşkil ediyor.
Süreci berbat edeceği belli sorunu AB ve AKP düşmanlığı açısından değerlendirmeye kalkanları anlamak mümkün de, bunu hiç istemedikleri/istemeyecekleri halde aynı sonuca hizmet edecek tarzda davrananların varlığı da gözden kaçmıyor. Ak Parti'ye egemen yönetim anlayışından rahatsız, politik zigzagları içine sindiremeyen, kendisine ölümüne savundurulan tezlerden âniden vazgeçilmesini onur kırıcı bulan ve bunu TCK veya 'zina' konusu üzerinden dışa vuranlar olduğu da belli. Kendinizi Ak Parti milletvekili yerine koyun; TCK gibi temel bir yasada ipleri CHP'nin eline teslim etmeyi içinize sindirebilir miydiniz?
Uyarmak görevimiz: Bu kafa karışıklığı kısa zamanda geride bırakılmaz ve soruna konulacak doğru teşhis eşliğinde, kısa, orta ve uzun vâdeli planlar geliştirilmezse, davranışlarıyla TCK'yı kilitleyenlerden bunu AB perpektifini zedeleme amacıyla yapmayanların müthiş pişman olacağı bir durum ortaya çıkabilir. Geçmişte yaşanan benzer ihtilâflardan sadece kaos ve büyük bir hayal kırıklığı çıkmıştı. DP, AP ve ANAP'ın tarihi bunu gösteriyor; Ak Parti o tarihin tekrarı için zemin olmamalı.
Hak ve özgürlükler konusunda duyarlı milletvekillerinin olağanüstü çabaları sayesinde, TCK, Meclis'e ilk sunulduğu biçiminden çok daha iç açıcı bir metin olarak karşımızda. Bu büyük bir başarı. Ak Parti uzun yıllardır özlenen bu büyük başarının mimarıdır. Hala itiraz edilebilecek maddeler olmasına rağmen yine de bir başarıdır. Ak Parti tam istenilen bir ceza yasası çıkartamadıysa bu biraz da yaşanan kafa karışıklığı sebebiyledir. Milletvekilleri yine de başarının keyfini çıkarmayı bilmeli.
Partinin yönetim tarzı, hükümetin ve bazı parti öndegelenlerinin tavrı yüzünden ülkenin bugünü ve yarınını olumsuz etkileyecek bir gelişmeye çanak tutar mı siyasîler? Geçmişte yaşananlar, maalesef bu soruya, "Evet, tutabilirler" cevabını vermemizi gerektiriyor. Bir pire için yorgan yakılan insanların ülkesi burası ve siyasiler de böyle bir kültürün parçası...
Ancak, şunu hiç unutmamak gerekiyor: 3 Kasım seçimleriyle milletin verdiği mesaj, geçmişte yaşanan yanlışlıkların tekrar edilmeyeceği 'yeni bir dönem'in açılması mesajıydı. Millet, kendi adına görevini iki kez yerine getirdi; Ak Parti'yi hem ülkede hem de yerel yönetimde iktidara taşıyarak... Ak Parti de, yönetimi ve Meclis Grubu ile, milletin bu tercihine uygun hareket etmek zorunda.
İşe TCK üzerinden küçük politikalar üretmekten vazgeçerek başlamak gerekiyor... Sağduyu böyle günler için lâzım
From:
"UMIT SEN"
Subject:
Ye mi No mu Fehmi!
To:
fkoru@yenisafak.com
Lafi eveleyip geveleme Fehmi!
Cok kisa Yes yada No de Fehmi!
Zina suc mudur Fehmi?
Zina suc ise TCK'da cezasi olmalimidir Fehmi?
Zina suc degildir diyorsan sen kagittan bir muslumanmisin Fehmi?
Imam Hatipten sana nasil diploma verdiler Fehmi?
Zina sucsa ve cezasi olmalidir diyorsan AB'ye nasil girecegiz Fehmi?
Ah Fehmi Vah Fehmi!
Akil hocasi zavalli Fehmi!
Ne dese, nasil yuvarlasa, nasil eselensede bir fikir verse bu Fehmi?
Haydi Fehmi biraza daha ikin, biraz daha gikin
Bir yerinden ver bi cevap Fehmi. Cikardigin ses hic onemli degil Fehmi
Yes mi No mu Fehmi!
Gozlerinden operim Fehmi!
Umit Sen
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İşe nereden başlamalı?
Meclis'te Türk Ceza Kanunu (TCK) görüşmeleri sırasında yaşananları anlamak hayli zor. Yasanın komisyonca geri çekilmesi herhalde bir anlam taşıyor, ama nedir o anlam? Ak Parti ileri gelenlerinin CHP ile vardıkları mutabakat Başbakan Tayyip Erdoğan ülkeye döndükten sonra rafa kaldırılır gibi oldu; bunun sebebi Başbakan Erdoğan'ın 'zina' ile ilgili keskin tavrı mı? Yasa maddeleri görüşülürken söz alan bazı milletvekillerinin eleştirel üslubu ne anlam taşıyor?
Bu sorular olan-biteni anlamaya yönelik; ancak, son gelişmede 'kilit roller' oynayanlar bile ne olup bittiğini tam anlayabilmiş değiller. Her soruya verilen cevapların zihinlerdeki tortuları bütünüyle ortadan kaldırmayan yeni sorulara yer açmasının sebebi de bu. Olan-bitene doğru teşhis konulamazsa, ülke ve Ak Parti açısından gerçekten hayatî önem taşıyan bir süreç heba edilebilir.
Belki de temel sorun burada: Avrupa Birliği (AB) ile uyum açısından çıkartılması gerekli bazı maddelerin de içinde yer aldığı TCK, bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya arzu dışında, hayatî önemdeki süreci heba etmek amacına hizmet için bahane ediliyor. Muhalefet partileri, Ak Parti'den "AB üyeliğinin önünü açan siyasî kadro" olma imkânını esirgemek için devrede; Ak Parti'ye olduğundan daha fazla AB üyeliğine karşı çevreler de, o yolda son dönemece girildiğini görüp bunu TCK üzerinden berhava etme çabasındalar...
Bunu bilerek, isteyerek, taammüden yapanlara herhalde söyleyecek bir sözümüz olamaz. Onların kimi, Türkiye açısından sakıncalı olduğuna inanıyorlar AB üyeliğinin; kimi de aslında 'Batıcı' oldukları halde AB üyeliğini varlıklarına ve iktidarlarına tehdit olarak görüyorlar. Bazısı için ise, AB'ye AKP eliyle girmek bir sorun; "Öyle olacağına hiç girmeyelim daha iyi" diye düşündüklerini belli ediyorlar. AB kuşkucuları, geleneksel iktidar elitleri ve yeminli AKP düşmanları açısından, zaman olarak şimdi konu olarak da TCK süreci boşa çıkartmak için müthiş bir fırsat teşkil ediyor.
Süreci berbat edeceği belli sorunu AB ve AKP düşmanlığı açısından değerlendirmeye kalkanları anlamak mümkün de, bunu hiç istemedikleri/istemeyecekleri halde aynı sonuca hizmet edecek tarzda davrananların varlığı da gözden kaçmıyor. Ak Parti'ye egemen yönetim anlayışından rahatsız, politik zigzagları içine sindiremeyen, kendisine ölümüne savundurulan tezlerden âniden vazgeçilmesini onur kırıcı bulan ve bunu TCK veya 'zina' konusu üzerinden dışa vuranlar olduğu da belli. Kendinizi Ak Parti milletvekili yerine koyun; TCK gibi temel bir yasada ipleri CHP'nin eline teslim etmeyi içinize sindirebilir miydiniz?
Uyarmak görevimiz: Bu kafa karışıklığı kısa zamanda geride bırakılmaz ve soruna konulacak doğru teşhis eşliğinde, kısa, orta ve uzun vâdeli planlar geliştirilmezse, davranışlarıyla TCK'yı kilitleyenlerden bunu AB perpektifini zedeleme amacıyla yapmayanların müthiş pişman olacağı bir durum ortaya çıkabilir. Geçmişte yaşanan benzer ihtilâflardan sadece kaos ve büyük bir hayal kırıklığı çıkmıştı. DP, AP ve ANAP'ın tarihi bunu gösteriyor; Ak Parti o tarihin tekrarı için zemin olmamalı.
Hak ve özgürlükler konusunda duyarlı milletvekillerinin olağanüstü çabaları sayesinde, TCK, Meclis'e ilk sunulduğu biçiminden çok daha iç açıcı bir metin olarak karşımızda. Bu büyük bir başarı. Ak Parti uzun yıllardır özlenen bu büyük başarının mimarıdır. Hala itiraz edilebilecek maddeler olmasına rağmen yine de bir başarıdır. Ak Parti tam istenilen bir ceza yasası çıkartamadıysa bu biraz da yaşanan kafa karışıklığı sebebiyledir. Milletvekilleri yine de başarının keyfini çıkarmayı bilmeli.
Partinin yönetim tarzı, hükümetin ve bazı parti öndegelenlerinin tavrı yüzünden ülkenin bugünü ve yarınını olumsuz etkileyecek bir gelişmeye çanak tutar mı siyasîler? Geçmişte yaşananlar, maalesef bu soruya, "Evet, tutabilirler" cevabını vermemizi gerektiriyor. Bir pire için yorgan yakılan insanların ülkesi burası ve siyasiler de böyle bir kültürün parçası...
Ancak, şunu hiç unutmamak gerekiyor: 3 Kasım seçimleriyle milletin verdiği mesaj, geçmişte yaşanan yanlışlıkların tekrar edilmeyeceği 'yeni bir dönem'in açılması mesajıydı. Millet, kendi adına görevini iki kez yerine getirdi; Ak Parti'yi hem ülkede hem de yerel yönetimde iktidara taşıyarak... Ak Parti de, yönetimi ve Meclis Grubu ile, milletin bu tercihine uygun hareket etmek zorunda.
İşe TCK üzerinden küçük politikalar üretmekten vazgeçerek başlamak gerekiyor... Sağduyu böyle günler için lâzım